Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/6851 K.2012/37066
Özet: Uyuşmazlık, sanığın göçmen kaçakçılığı suçundan yargılanması ve temyiz taleplerinin incelenmesiyle ilgili olarak, mahkemenin hükmün uygulanmasında TCK 53. maddesinin yanlış yorumlanıp eksik değerlendirilmiş olmasını iddia etmesidir. Mahkeme, sanığın beraatini ve 5237 sayılı TC K’s 53. maddesinin uygulamasını düzelterek yeni bir karar vermiş, temyiz taleplerini reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün ve malen sorumlu ... vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığın Kestel Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/108 esas, 1996/114 sayılı kararıyla 10 yıl ağır hapis cezasına mahkum edildiği ilamın silinme koşullarının oluş- madığı anlaşılmakla tebliğnamede yer alan bozma düşüncelerine bu sanık yönünden iştirak edilmemiş, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, suç kasdı olmadığına ve beraat etmesi gerektiğine, malen sorumlu vekilinin müsadereye yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanığın, maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerineki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun
53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme gelince;
Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını gözeterek edindiği kanaate göre dosya içeriğine uygun şekilde, takdirde zaafiyete düşmeden hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar veren mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Dosyada mevcut kayıtlara göre sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan 27.11.2006 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenlendiği anlaşılmakla; suçun niteliği, süreklilik göstermesi nedeniyle mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi için davaların birleştirilmesi, sonuçlanmışsa bu dosya içine konularak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Hükümden önce yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanığın, maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerineki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün ve malen sorumlu ... vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığın Kestel Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/108 esas, 1996/114 sayılı kararıyla 10 yıl ağır hapis cezasına mahkum edildiği ilamın silinme koşullarının oluş- madığı anlaşılmakla tebliğnamede yer alan bozma düşüncelerine bu sanık yönünden iştirak edilmemiş, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, suç kasdı olmadığına ve beraat etmesi gerektiğine, malen sorumlu vekilinin müsadereye yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanığın, maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerineki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun
53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme gelince;
Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını gözeterek edindiği kanaate göre dosya içeriğine uygun şekilde, takdirde zaafiyete düşmeden hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar veren mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Dosyada mevcut kayıtlara göre sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan 27.11.2006 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenlendiği anlaşılmakla; suçun niteliği, süreklilik göstermesi nedeniyle mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi için davaların birleştirilmesi, sonuçlanmışsa bu dosya içine konularak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Hükümden önce yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanığın, maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerineki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.