‹ Ana sayfa
Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/4794 K.2012/10066

Esas No: 2012/4794 · Karar No: 2012/10066 · Karar Tarihi: 25.09.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların silahlı terör örgütü üyesi olma, yöneticisi olma, anayasayı ihlal ve terör örgütüne yardım suçlarından yargılanmasıdır. (2) Mahkeme, sanıkları bu suçlardan mahkum ederek çeşitli cezalar öngördü ve savunmalarını reddederek hükümünü kesinleştirdi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Anayasayı ihlal, silahlı terör örgütünün yöneticisi olma, silahlı terör örgütü üyesi olma, silahlı terör örgütüne yardım, patlayıcı madde bulundurma, mala zarar verme
Hüküm: 1- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım suçundan; Beraat
2- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasayı ihlal suçundan; 765 sayılı TCK'nın 146/1, 59/1, 31, 33, 40, 5252 sayılı Kanunun 6, 5237 sayılı TCK’nın 54. maddeleri uyarınca mahkumiyet, müsadere
3- Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütünün yöneticisi olma suçundan; 765 sayılı TCK’nın 168/1, 59/1, 31, 33, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
4- Sanık ... hakkında;
a-765 sayılı TCK’nın 314/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/7-8-9, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b- 5237 sayılı TCK’nın 174/1-2, 62/1, 52/2, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2 kez)
c- 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 152/2-a, 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2 kez)

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden duruşmalı, diğer sanıklar yönünden ise duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
CMK'nın 29 ve 31. maddelerinin kapsam ve gerekçesi, hakimin reddi talebinin geri çevrilmesine yönelik itirazın reddine dair mercii kararının hükümden sonra verilmiş olması göz önünde bulundurulup, CMK'nın “hakimin tarafsız olup olmadığı sorununun bir an önce çözümlenerek esasa ilişkin yargılamaya devam edilmesini” öngören yaklaşımı dikkate alınarak; hakimin reddine ilişkin itirazların CMUK'nın 308. maddesi çerçevesinde Dairemizce ön sorun olarak incelenip sonuçlandırılması gerektiği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanık ... müdafiinin hakimin reddi talebine ilişkin olarak ileri sürdüğü nedenlerin tüm dosya kapsamına göre yerinde olmadığı anlaşıldığından ret isteminin geri çevrilmesine ilişkin itirazın reddine,
Reddi hakim talebine ilişkin yasal sürecin işleyiş biçimine bağlı olarak ileri sürülen savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin iddialar, reddi hakim talebinin ileri sürüldüğü tarih, bu tarihte kovuşturmanın geldiği aşama, tüm savunmalar ve reddi hakim talebinin geri çevrilmesine yönelik itirazın reddedilmiş olması karşısında yerinde görülmemiştir.

1- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında Anayasayı ihlal, sanık ... hakkında silahlı terör örgütünün yöneticisi olma, suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını cebir ve şiddet kullanarak değiştirme amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, sanık ...’ın silahlı terör örgütünün yöneticisi olma suçunun sübutu kabul edilmiş, tüm sanıkların cezalarını azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ..., ..., ... ve ...’ye yüklenen silahlı terör örgütü üyesi olma, sanık ...’a yüklenen silahlı terör örgütüne yardım suçunun sübuta ermediği kabul edilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde aşağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcıları ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin temyiz dilekçeleriyle sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
765 sayılı TCK'nın lehe olduğu kabul edilerek uygulama yapılması karşısında anılan Kanunun bir bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden anılan Kanunun 36. maddesi yerine, 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi gereğince müsadere kararı verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümdeki “5237 sayılı TCK’nın 54. maddesi” ibaresi çıkarılarak yerine “765 sayılı TCK’nın 36. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütünün yöneticisi olma, sanık ... hakkında ise silahlı terör örgütünün üyesi olma, patlayıcı madde bulundurma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Cumhuriyet savcısi ile sanık ... müdafiinin diğer sanık ... müdafiinin ise yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine;
a- Sanık ... yönünden;
İddia ve kabul edilen örgütsel konuma, üstlenilen sorumluluğun alanı ve düzeyine göre; 765 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi kapsamında örgütün “hususi bir vazifeyi haiz” üyesi konumundaki sanığın hukuki durumunun; bu örgütsel konuma 5237 sayılı TCK'da yer verilmemiş olması nedeniyle anılan Kanunun 314/2. maddesi kapsamında örgüt üyesi olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK'nın
61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde dikkate alınabilecek hususlar ile suçun unsurlarının karıştırılması ve değerlendirmede yanılgıya düşülmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Sanık ... yönünden ise;
25.12.2002 ve 16.01.2003 tarihlerindeki eylemlerde kullanılan patlayıcıların 03.01.2003 ve 24.01.2003 tarihli olay yeri inceleme ve ekspertiz raporlarında tarif edilen nitelik ve tahrip gücü, yerleştirildikleri mahallerin özelliği ile patlatıldıkları zaman dilimi göz önünde bulundurulup; sanığın öldürmeye teşebbüs biçimindeki mensubu olduğu silahlı terör örgütünün işlemeyi amaçladığı suçu gerçekleştirmeye elverişli vahamet arz eden eylemleri nedeniyle lehe olan 765 sayılı TCK'nın 146/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken, tayin olunan cezadan TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sırasında, 7 ay 15 gün yerine hesap hatası sonucu 6 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TEFHİM ŞERHİ:
25.09.2012 tarihinde verilen iş bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...'un huzurunda, duruşmada ...'nın savunmasını yapmış bulunan Av. ...'in, sanıklar ..., ..., ...'ın savunmalarını yapmış bulunan Av. ...'ün, sanık ...'ın savunmasını yapmış bulunan Av. ...'in, sanık ...'ın savunmasını yapmış bulunan Av. ...'in yokluklarında, 10.10.2012 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?