Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/11686 K.2013/1892
Özet: (1) Uyuşmazlık, avukatın ceza infaz kurumuna yasak eşya sokma suçundan şüpheli olup son soruşturmanın açılması talebinin reddi üzerine; (2) Mahkeme, Anayasa Mahkemesi kararına dayanarak 5237 sayılı TC Kanunu’nun ilgili maddesini iptal ettiğini ve Oltu Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15.06.2012 tarihli kararı usulüne uygun bulup bozulma talebini reddederek dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi etti.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan şüpheli Avukat ... hakkında son soruşturmanın açılması talebini kapsayan Oltu Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2012 tarihli ve 2012/379 soruşturma, 2012/122 esas, 2012/12 sayılı iddianamesi üzerine, son soruşturma açılmasına yer olmadığına dair Oltu Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.06.2012 tarihli ve 2012/21-26 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, ... kayıtlı avukat olan şüphelinin, 18.02.2012 tarihinde tutuklu ... ile görüşmek üzere gittiği ... Kapalı Cezaevine girişi sırasında, yanında cezaevine sokulması yasak olan eşya bulunmadığını görevlilere yazılı olarak beyan ettiği halde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 297. maddesi hükmüne, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük ve Adalet Bakanlığı genelgelerine aykırı olarak, ... cihazına bıraktığı çantası içerisinde ... marka cep telefonuna ait 1 adet şarz cihazı ile ceza infaz kurumuna girmeye çalıştığının anlaşılması karşısında, mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 29.11.2012 tarih ve 2012/17402/67447 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2012 tarih ve 2012/304614 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
21.10.2011 tarih ve 28091 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 21.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 07.07.2011 tarih, 2010/69 esas ve 2011/116 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 297. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olup, böylece sanığa atılı eylemin suç olmaktan çıkarılmış olması karşısında;
Oltu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15.06.2012 tarih, 2012/21 esas ve 2012/26 sayılı kararı usul ve kanuna uygun olup, kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan şüpheli Avukat ... hakkında son soruşturmanın açılması talebini kapsayan Oltu Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2012 tarihli ve 2012/379 soruşturma, 2012/122 esas, 2012/12 sayılı iddianamesi üzerine, son soruşturma açılmasına yer olmadığına dair Oltu Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.06.2012 tarihli ve 2012/21-26 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, ... kayıtlı avukat olan şüphelinin, 18.02.2012 tarihinde tutuklu ... ile görüşmek üzere gittiği ... Kapalı Cezaevine girişi sırasında, yanında cezaevine sokulması yasak olan eşya bulunmadığını görevlilere yazılı olarak beyan ettiği halde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 297. maddesi hükmüne, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük ve Adalet Bakanlığı genelgelerine aykırı olarak, ... cihazına bıraktığı çantası içerisinde ... marka cep telefonuna ait 1 adet şarz cihazı ile ceza infaz kurumuna girmeye çalıştığının anlaşılması karşısında, mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 29.11.2012 tarih ve 2012/17402/67447 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2012 tarih ve 2012/304614 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
21.10.2011 tarih ve 28091 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 21.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 07.07.2011 tarih, 2010/69 esas ve 2011/116 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 297. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olup, böylece sanığa atılı eylemin suç olmaktan çıkarılmış olması karşısında;
Oltu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15.06.2012 tarih, 2012/21 esas ve 2012/26 sayılı kararı usul ve kanuna uygun olup, kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.