Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/7735 K.2013/8537
Özet: (1) Sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme ve propaganda faaliyetleriyle ilgili davası; (2) Mahkeme, sanığı beraat ettirmiş ancak 3713 sayılı Kanun kapsamında cezanın 1/2 oranında artırılmasını ve TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasını sağlayarak toplam hapis cezasını 3 yıl 4 ay olarak onaylamıştır.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma
Hüküm: 1- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve mala zarar verme suçlarından: Beraat
2- TCK'nın 265/1-3, 62, 53/1-2-3, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/son maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler: 1- Sanık müdafii, 2- Cumhuriyet savcıları
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Cumhuriyet savcılarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanunla değişik 5/2. maddesi hükmüne göre; suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması dolayısıyla ilgili maddesinde cezanın artırılmasının öngörülmesi halinde sadece bu madde hükmüne göre cezada artırım yapılacağı ve artırım oranının 2/3 den az olamayacağı, TCK'nın 265/4. maddesinde ise bu suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması sebebiyle cezanın artırılacağına ilişkin bir hüküm bulunmayıp, örgütün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi durumunda artırımın öngörüldüğü, ancak tüm dosya içeriğine göre suçun örgütün korkutucu gücünden yararlanılarak işlendiğine dair delil de bulunmadığı, bu nedenle sanık hakkında TCK'nın 265. maddesinin 1 ve 3. fıkralarına göre tayin edilen cezaların 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesine göre 1/2 oranında artırılması gerektiği gözetilmeden 2/3 oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün "c" ve "d" bentlerinin çıkartılarak, "c" bendinin yerine “Sanığın terör örgütünün faaliyeti kapsamında atılı suçu işlediği anlaşılmakla 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca cezası 1/2 oranında artırılarak 3 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına", "d" bendinin yerine ise "TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığın örgüt adına işlediği TCK'nın 265. maddesine aykırılık suçunun hükümden sonra 30.04.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra kapsamında sayılan suçlardan olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarih ve 2007/9-282 esas, 2008/44 sayılı kararı da nazara alınarak; sanığın, silahlı terör örgütünün internet sitelerinden yaptığı çağrılara uygun olarak; 30.03.2009 - 02.04.2009 tarihlerinde sivil itaatsizlik (serhildan) eylemleri kapsamında Ağrı ilinde düzenlenen ve örgütün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteriye katılarak güvenlik güçlerinin ihtar ve zor kullanmalarına rağmen dağılmayıp cebir kullandığı, fotoğraf görüntülerinden ve CD'den tespit tutanağı, bilirkişi raporu, fotoğraflar ile tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup, eylemleri nedeniyle TCK'nın 314/3, 220/6. maddeleri delaletiyle anılan Kanunun 314/2. maddesi uyarınca örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan cezalandırılması gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozma nedenine göre de; 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 85. maddesiyle TCK'nın 220/6. maddesinde yapılan değişikliğin dikkate alınmasının gerekmesi,
4- Terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın saiki de dikkate alındığında; 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan 3713 sayılı Kanunun 7/2-a maddesine uygun "terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşünde, kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması" eyleminden açılan davaya ilişkin dosyanın 6352 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla;
3713 sayılı Kanunun 7. maddesinin 2. fıkrasına 6459 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle örgüt propagandası ile oluşacak tehlikeyi somutlaştırmak amacıyla getirilen unsurun, terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşünde yüzün kapatılmasına ilişkin aynı fıkranın (a) bendinde düzenlenen suç için öngörülmediği belirlenmekle;
Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcıları ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma
Hüküm: 1- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve mala zarar verme suçlarından: Beraat
2- TCK'nın 265/1-3, 62, 53/1-2-3, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/son maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler: 1- Sanık müdafii, 2- Cumhuriyet savcıları
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Cumhuriyet savcılarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanunla değişik 5/2. maddesi hükmüne göre; suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması dolayısıyla ilgili maddesinde cezanın artırılmasının öngörülmesi halinde sadece bu madde hükmüne göre cezada artırım yapılacağı ve artırım oranının 2/3 den az olamayacağı, TCK'nın 265/4. maddesinde ise bu suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması sebebiyle cezanın artırılacağına ilişkin bir hüküm bulunmayıp, örgütün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi durumunda artırımın öngörüldüğü, ancak tüm dosya içeriğine göre suçun örgütün korkutucu gücünden yararlanılarak işlendiğine dair delil de bulunmadığı, bu nedenle sanık hakkında TCK'nın 265. maddesinin 1 ve 3. fıkralarına göre tayin edilen cezaların 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesine göre 1/2 oranında artırılması gerektiği gözetilmeden 2/3 oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün "c" ve "d" bentlerinin çıkartılarak, "c" bendinin yerine “Sanığın terör örgütünün faaliyeti kapsamında atılı suçu işlediği anlaşılmakla 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca cezası 1/2 oranında artırılarak 3 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına", "d" bendinin yerine ise "TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığın örgüt adına işlediği TCK'nın 265. maddesine aykırılık suçunun hükümden sonra 30.04.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra kapsamında sayılan suçlardan olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarih ve 2007/9-282 esas, 2008/44 sayılı kararı da nazara alınarak; sanığın, silahlı terör örgütünün internet sitelerinden yaptığı çağrılara uygun olarak; 30.03.2009 - 02.04.2009 tarihlerinde sivil itaatsizlik (serhildan) eylemleri kapsamında Ağrı ilinde düzenlenen ve örgütün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteriye katılarak güvenlik güçlerinin ihtar ve zor kullanmalarına rağmen dağılmayıp cebir kullandığı, fotoğraf görüntülerinden ve CD'den tespit tutanağı, bilirkişi raporu, fotoğraflar ile tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup, eylemleri nedeniyle TCK'nın 314/3, 220/6. maddeleri delaletiyle anılan Kanunun 314/2. maddesi uyarınca örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan cezalandırılması gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozma nedenine göre de; 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 85. maddesiyle TCK'nın 220/6. maddesinde yapılan değişikliğin dikkate alınmasının gerekmesi,
4- Terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın saiki de dikkate alındığında; 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan 3713 sayılı Kanunun 7/2-a maddesine uygun "terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşünde, kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması" eyleminden açılan davaya ilişkin dosyanın 6352 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla;
3713 sayılı Kanunun 7. maddesinin 2. fıkrasına 6459 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle örgüt propagandası ile oluşacak tehlikeyi somutlaştırmak amacıyla getirilen unsurun, terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşünde yüzün kapatılmasına ilişkin aynı fıkranın (a) bendinde düzenlenen suç için öngörülmediği belirlenmekle;
Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcıları ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.