Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/2797 K.2013/4532
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme eylemlerinden dolayı cezai sorumluluğu üzerine; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek beraat kararını bozdu, cezanın 3713 sayılı Kanun kapsamında 1/2 oranında artırılması gerektiğini belirterek sanığı 3 yıl 12 ay hapis cezasına çarptı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme
Hüküm: 1- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve mala zarar verme suçlarından; Beraat
2- TCK'nın 265/1-3, 62, 53/1-2-3, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/son maddeleri uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler: 1- Sanık müdafii, 2- Cumhuriyet savcıları
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Cumhuriyet savcılarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanunla değişik 5/2. maddesi hükmüne göre; suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması dolayısıyla ilgili maddesinde cezanın artırılmasının öngörülmesi halinde sadece bu madde hükmüne göre cezada arttırım yapılacağı ve artırım oranının 2/3 den az olamayacağı, TCK'nın 265/4. maddesinde ise bu suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması sebebiyle cezanın artırılacağına ilişkin bir hüküm bulunmayıp, örgütün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi durumunda artırımın öngörüldüğü, ancak tüm dosya içeriğine göre suçun örgütün korkutucu gücünden yararlanılarak işlendiğine dair delil de bulunmadığı, bu nedenle sanık hakkında TCK'nın 265. maddesinin 1 ve 3. fıkralarına göre tayin edilen cezaların 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesine göre 1/2 oranında artırılması gerektiği gözetilmeden 2/3 oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının "c" bendi ile "e" bendindeki "3 yıl 8 ay 12 gün" ibaresinin hükümden çıkartılarak, c fıkrasının yerine “Sanığın terör örgütünün faaliyeti kapsamında atılı suçu işlediği anlaşılmakla 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca cezasının 1/2 oranında artırılarak 3 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ve "e" fıkrasına ise "3 yıl 4 ay" ibarelerinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarih ve 2007/9-282 esas, 2008/44 sayılı kararı da nazara alınarak; sanığın, silahlı terör örgütünün internet sitelerinden yaptığı çağrılara uygun olarak; 30.03.2009 - 02.04.2009 tarihlerinde sivil itaatsizlik (serhildan) eylemleri kapsamında Ağrı ilinde düzenlenen ve örgütün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteriye katılarak güvenlik güçlerinin ihtar ve zor kullanmalarına rağmen dağılmayıp cebir kullandığı olay ve yakalama tutanağı, CD'den tespit tutanağı, bilirkişi raporu, fotoğraflar ile tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup, eylemleri nedeniyle TCK'nın 314/3, 220/6. maddeleri delaletiyle anılan Kanunun 314/2. maddesi uyarınca örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan cezalandırılması gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme
Hüküm: 1- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve mala zarar verme suçlarından; Beraat
2- TCK'nın 265/1-3, 62, 53/1-2-3, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/son maddeleri uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler: 1- Sanık müdafii, 2- Cumhuriyet savcıları
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Cumhuriyet savcılarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanunla değişik 5/2. maddesi hükmüne göre; suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması dolayısıyla ilgili maddesinde cezanın artırılmasının öngörülmesi halinde sadece bu madde hükmüne göre cezada arttırım yapılacağı ve artırım oranının 2/3 den az olamayacağı, TCK'nın 265/4. maddesinde ise bu suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması sebebiyle cezanın artırılacağına ilişkin bir hüküm bulunmayıp, örgütün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi durumunda artırımın öngörüldüğü, ancak tüm dosya içeriğine göre suçun örgütün korkutucu gücünden yararlanılarak işlendiğine dair delil de bulunmadığı, bu nedenle sanık hakkında TCK'nın 265. maddesinin 1 ve 3. fıkralarına göre tayin edilen cezaların 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesine göre 1/2 oranında artırılması gerektiği gözetilmeden 2/3 oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının "c" bendi ile "e" bendindeki "3 yıl 8 ay 12 gün" ibaresinin hükümden çıkartılarak, c fıkrasının yerine “Sanığın terör örgütünün faaliyeti kapsamında atılı suçu işlediği anlaşılmakla 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca cezasının 1/2 oranında artırılarak 3 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ve "e" fıkrasına ise "3 yıl 4 ay" ibarelerinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarih ve 2007/9-282 esas, 2008/44 sayılı kararı da nazara alınarak; sanığın, silahlı terör örgütünün internet sitelerinden yaptığı çağrılara uygun olarak; 30.03.2009 - 02.04.2009 tarihlerinde sivil itaatsizlik (serhildan) eylemleri kapsamında Ağrı ilinde düzenlenen ve örgütün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteriye katılarak güvenlik güçlerinin ihtar ve zor kullanmalarına rağmen dağılmayıp cebir kullandığı olay ve yakalama tutanağı, CD'den tespit tutanağı, bilirkişi raporu, fotoğraflar ile tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup, eylemleri nedeniyle TCK'nın 314/3, 220/6. maddeleri delaletiyle anılan Kanunun 314/2. maddesi uyarınca örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan cezalandırılması gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.