Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/1901 K.2012/6756
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından hüküm giyilmesi üzerine yapılan temyiz talepleridir; (2) Mahkeme, hakaret ve görevden kaçma davalarında temyizi reddederek kararını onaylarken, mala zarar verme davasında sanığın beyanına dayanarak TCK 168 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağını tartışmayan kararı bozup yeni bir karar vermiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Hüküm: 1- TCK'nın 152/1-a, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 265/1, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- TCK'nın 125/1-4, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (1740 TL adli para cezası)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Hakaret suçundan hükmolunan adli para cezasının miktarı ve 1412 sayılı CMUK’nın 305/2. maddesindeki temyiz sınırı itibarıyla hükmün kesin olması nedeniyle sanığın temyiz isteğinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla polis memuruna karşı cebir ve şiddet göstererek hukuksal anlamda tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi nedeniyle aynı nev'iden fikri içtimaın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, sanık hakkında anılan suçtan tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi ile arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığın 11.02.2008 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından alınan beyanında kırmış olduğu camları takdırdığını iddia etmesi karşısında, bu husus araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Hüküm: 1- TCK'nın 152/1-a, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 265/1, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- TCK'nın 125/1-4, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (1740 TL adli para cezası)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Hakaret suçundan hükmolunan adli para cezasının miktarı ve 1412 sayılı CMUK’nın 305/2. maddesindeki temyiz sınırı itibarıyla hükmün kesin olması nedeniyle sanığın temyiz isteğinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla polis memuruna karşı cebir ve şiddet göstererek hukuksal anlamda tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi nedeniyle aynı nev'iden fikri içtimaın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, sanık hakkında anılan suçtan tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi ile arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığın 11.02.2008 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından alınan beyanında kırmış olduğu camları takdırdığını iddia etmesi karşısında, bu husus araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.