Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/11531 K.2012/1910
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların Anayasayı ihlal ve terör örgütünün yöneticisi olma suçlarından mahkum edilmesine ilişkin temyiz talepleridir; Mahkeme, temyizlerin yasal süreden sonra olması nedeniyle reddetti ve anayasayı ihlal ile terör örgütü yönetimi suçlarından hükümlerin onanmasını kararlaştırdı.
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Anayasayı ihlal, terör örgütünün yöneticisi olma
Hüküm : 1- Sanık ... hakkında anayasayı ihlal suçundan; 765 sayılı TCK’nın 146/1, 59/1, 31, 33, 40. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında terör örgütünün yöneticisi olma suçundan; 3713 sayılı Kanunun 7/1, 765 sayılı TCK’nın 59, 31, 40. maddeleri uyarınca mahkumiyet, sanıklar ... ile ... hakkında ayrıca temyiz isteminin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
1- Sanıklar ... ile ... hakkında terör örgütünün yöneticisi olma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıkların temyizinin yasal süreden sonra olması nedeniyle, temyiz talebinin reddine ilişkin kararlar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, sanıkların anılan kararlara yönelik başvurularının reddiyle ret kararlarının ONANMASINA,
2- Sanıklar ... hakkında Anayasayı ihlal, sanıklar ... ile ... hakkında ise terör örgütünün yöneticisi olma suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyizlere gelince;
Sanık ...’in hukuki durumunun tartışılıp belirlendiği aşamada, eyleminin 765 sayılı TCK’nın 146/1. maddesi kapsamında kaldığı değerlendirilirken mensup olduğu oluşumun silahlı terör örgütü olarak isabetle kabul edilmesi, Emniyet Genel Müdürlüğünün 17.06.2002 tarihli örgüte ilişkin değerlendirme yazısı ve tüm dosya kapsamına göre; Anayasal düzeni cebir ve şiddet kullanarak değiştirme amacına yönelik olarak kurulmuş ve amaç suçu işlemeye yönelik vahamet arz eden suç işlemiş ... (...-...) ... ... adlı silahlı terör örgütünün yöneticisi konumundaki sanıklar ... ile ...’in, 5237 sayılı TCK’nın 314/3, 220/5, 309/1-2. maddelerinde öngörülen sorumluluk rejimi dikkate alındığında, lehe olduğu anlaşılan 765 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını cebir ve şiddet kullanarak değiştirme amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanık ...in sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, sanıklar ... ile ...'in silahlı terör örgütünü yönetme suçlarının sübutu kabul edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ..., ... müdafileri ile sanık ...’ın yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle kısmen re'sen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Anayasayı ihlal, terör örgütünün yöneticisi olma
Hüküm : 1- Sanık ... hakkında anayasayı ihlal suçundan; 765 sayılı TCK’nın 146/1, 59/1, 31, 33, 40. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında terör örgütünün yöneticisi olma suçundan; 3713 sayılı Kanunun 7/1, 765 sayılı TCK’nın 59, 31, 40. maddeleri uyarınca mahkumiyet, sanıklar ... ile ... hakkında ayrıca temyiz isteminin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
1- Sanıklar ... ile ... hakkında terör örgütünün yöneticisi olma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıkların temyizinin yasal süreden sonra olması nedeniyle, temyiz talebinin reddine ilişkin kararlar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, sanıkların anılan kararlara yönelik başvurularının reddiyle ret kararlarının ONANMASINA,
2- Sanıklar ... hakkında Anayasayı ihlal, sanıklar ... ile ... hakkında ise terör örgütünün yöneticisi olma suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyizlere gelince;
Sanık ...’in hukuki durumunun tartışılıp belirlendiği aşamada, eyleminin 765 sayılı TCK’nın 146/1. maddesi kapsamında kaldığı değerlendirilirken mensup olduğu oluşumun silahlı terör örgütü olarak isabetle kabul edilmesi, Emniyet Genel Müdürlüğünün 17.06.2002 tarihli örgüte ilişkin değerlendirme yazısı ve tüm dosya kapsamına göre; Anayasal düzeni cebir ve şiddet kullanarak değiştirme amacına yönelik olarak kurulmuş ve amaç suçu işlemeye yönelik vahamet arz eden suç işlemiş ... (...-...) ... ... adlı silahlı terör örgütünün yöneticisi konumundaki sanıklar ... ile ...’in, 5237 sayılı TCK’nın 314/3, 220/5, 309/1-2. maddelerinde öngörülen sorumluluk rejimi dikkate alındığında, lehe olduğu anlaşılan 765 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını cebir ve şiddet kullanarak değiştirme amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanık ...in sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, sanıklar ... ile ...'in silahlı terör örgütünü yönetme suçlarının sübutu kabul edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ..., ... müdafileri ile sanık ...’ın yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle kısmen re'sen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.