Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/6194 K.2012/15771
Özet: (1) Sanıkların PKK terör örgütüne yeni eleman temin etme ve örgüte katılmaya ikna etme faaliyetleriyle ilgili olarak silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan hüküm getirilmesi; (2) Mahkeme, sanıkları TCK 314/3 ve 220/7 maddeleri uyarınca silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkum etti ve ilgili cezaları belirledi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Silahlı terör örgütüne yardım etme
Hüküm: TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddesi yollamasıyla 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Terör örgütlerinin yurtiçi ve yurtdışındaki kamplarına örgüte katılmak üzere eleman göndermenin, bu örgütlere üye sağlamanın başlıca yollarından biri olduğu, terör örgütlerinin amaç suçun işlenmesi yolunda güven, disiplin ve sıkı irtibata önem veren iş bölümüne dayalı, hiyerarşik düzene sahip yapılar olarak istihbarat, gizlilik, güvenlik ve denetim konularında duyarlı oldukları, işleyiş ve yapılanma itibariyle bu özellikleri gösteren terör örgütlerinin, örgütün "hiyerarşik yapısına" dahil edilmek üzere gönderilen elemanları, irtibat halinde olmadıkları, güvenilir bulmadıkları, denetlemedikleri kaynaklardan kabul etmeyecekleri gibi, gizlilik ve güvenlik kuralları ile hiyerarşiye uymayan kişilerin bu tür faaliyetlerine de izin vermeyecekleri, terör örgütlerine yeni eleman temin etme, barındırma, gönderme veya ulaşımını sağlama gibi faaliyetlere ilişkin organizasyonun örgütsel yapı dışında değerlendirilemeyeceği göz önüne alındığında;
Somut olay bakımından, sanıkların, örgütçe yapılan organizasyon dahilinde, PKK terör örgütünün dağ kadrosuna katılmaları için propaganda yaparak ikna ettikleri şahıslardan onsekiz yaşından büyük olanların pasaport temin ederek yasal yollardan yurtdışına çıkmalarını, onsekiz yaşından küçük olanların ise ...-...-... ... ... ve ... ... ... ...’in kuryeliği ile örgütün kırsaldaki kamplarına katılmalarını sağladıklarının, ihbar tutanakları, fotoğraf teşhis tutanakları, tespit tutanakları, telefon çözüm tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, böylelikle belli bir organizasyon dahilinde ve gizlilik içerisinde hareket ederek terör örgütünün propagandasını yapıp örgüte katılmaya ikna ettikleri kişilerle irtibata geçip onların örgütün kırsal kadrolarına katılmasını sağlayan sanıkların eylemlerinin, hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgüte üye olma suçunu oluşturacağı; hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek ve kabule aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddelerindeki atfın niteliği karşısında sonuca etkili görülmemiş ve örgüt üyeliği olarak belirlenen suç vasfına nazaran hükmün 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi kapsamına girmeyeceği kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Silahlı terör örgütüne yardım etme
Hüküm: TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddesi yollamasıyla 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Terör örgütlerinin yurtiçi ve yurtdışındaki kamplarına örgüte katılmak üzere eleman göndermenin, bu örgütlere üye sağlamanın başlıca yollarından biri olduğu, terör örgütlerinin amaç suçun işlenmesi yolunda güven, disiplin ve sıkı irtibata önem veren iş bölümüne dayalı, hiyerarşik düzene sahip yapılar olarak istihbarat, gizlilik, güvenlik ve denetim konularında duyarlı oldukları, işleyiş ve yapılanma itibariyle bu özellikleri gösteren terör örgütlerinin, örgütün "hiyerarşik yapısına" dahil edilmek üzere gönderilen elemanları, irtibat halinde olmadıkları, güvenilir bulmadıkları, denetlemedikleri kaynaklardan kabul etmeyecekleri gibi, gizlilik ve güvenlik kuralları ile hiyerarşiye uymayan kişilerin bu tür faaliyetlerine de izin vermeyecekleri, terör örgütlerine yeni eleman temin etme, barındırma, gönderme veya ulaşımını sağlama gibi faaliyetlere ilişkin organizasyonun örgütsel yapı dışında değerlendirilemeyeceği göz önüne alındığında;
Somut olay bakımından, sanıkların, örgütçe yapılan organizasyon dahilinde, PKK terör örgütünün dağ kadrosuna katılmaları için propaganda yaparak ikna ettikleri şahıslardan onsekiz yaşından büyük olanların pasaport temin ederek yasal yollardan yurtdışına çıkmalarını, onsekiz yaşından küçük olanların ise ...-...-... ... ... ve ... ... ... ...’in kuryeliği ile örgütün kırsaldaki kamplarına katılmalarını sağladıklarının, ihbar tutanakları, fotoğraf teşhis tutanakları, tespit tutanakları, telefon çözüm tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, böylelikle belli bir organizasyon dahilinde ve gizlilik içerisinde hareket ederek terör örgütünün propagandasını yapıp örgüte katılmaya ikna ettikleri kişilerle irtibata geçip onların örgütün kırsal kadrolarına katılmasını sağlayan sanıkların eylemlerinin, hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgüte üye olma suçunu oluşturacağı; hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek ve kabule aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddelerindeki atfın niteliği karşısında sonuca etkili görülmemiş ve örgüt üyeliği olarak belirlenen suç vasfına nazaran hükmün 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi kapsamına girmeyeceği kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.