Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/5758 K.2010/9420
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 02.05.2003 tarihli 466 sayılı kanuna göre tazminat davasını inceleyerek, davacının 283,48 TL maddi ve 3000 TL manevi tazminat almasını onaylamış, ancak hakim, hakimliğin maliyet talebi, vekalet ücreti ve faiz gibi hususları göz önünde bulundurmadığını belirterek, 22.09.2010 tarihinde oybirliğiyle kararını bozmuştur.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Dava Tarihi: 02.05.2003
Hüküm: 283,48 TL maddi, 3000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davalı vekilinin icranın geri bırakılması talebi konusunda mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklandığı tarihteki paranın satın alma gücü ve benzeri hususlarda gözetilmek suretiyle, adalete ve hakkaniyete uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine bu ölçülere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmedilmesi,
2- Davacının, beraat ettiği davada kendisini vekille temsil ettirdiğinin anlaşılması karşısında, beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin de talep sebebiyle maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.2004 gün ve 177/203 sayılı kararı karşısında davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminata, talep edilmesi sebebiyle dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Dava Tarihi: 02.05.2003
Hüküm: 283,48 TL maddi, 3000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davalı vekilinin icranın geri bırakılması talebi konusunda mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklandığı tarihteki paranın satın alma gücü ve benzeri hususlarda gözetilmek suretiyle, adalete ve hakkaniyete uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine bu ölçülere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmedilmesi,
2- Davacının, beraat ettiği davada kendisini vekille temsil ettirdiğinin anlaşılması karşısında, beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin de talep sebebiyle maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.2004 gün ve 177/203 sayılı kararı karşısında davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminata, talep edilmesi sebebiyle dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.