Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/17646 K.2011/1245
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma
Hüküm: 765 sayılı TCK'nın 125, 59/1, 40, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık müdafiine duruşma gününün bildirildiği, duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret bildirmediğinden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar başlığında hakkında katılma kararı verilmeyen şikâyetçi ...’un katılan olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısımını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde aşağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerinin temyiz dilekçeleri ile ileri sürdükleri yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın lehe kabul edilmesi karşısında; sanığın mahkûm olduğu cezanın kanuni sonucu olarak 765 sayılı TCK’nın 31 ve 33. maddelerinin uygulanması yerine, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına” ilişkin fıkranın hükümden çıkartılarak yerine “Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 31 ve 33. maddelerinin uygulanmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma
Hüküm: 765 sayılı TCK'nın 125, 59/1, 40, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık müdafiine duruşma gününün bildirildiği, duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret bildirmediğinden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar başlığında hakkında katılma kararı verilmeyen şikâyetçi ...’un katılan olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısımını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde aşağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerinin temyiz dilekçeleri ile ileri sürdükleri yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın lehe kabul edilmesi karşısında; sanığın mahkûm olduğu cezanın kanuni sonucu olarak 765 sayılı TCK’nın 31 ve 33. maddelerinin uygulanması yerine, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına” ilişkin fıkranın hükümden çıkartılarak yerine “Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 31 ve 33. maddelerinin uygulanmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.