Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/1697 K.2010/10188
Özet: Mahkemede davacının 466 sayılı kanuna göre maddi ve manevi tazminat talep etmeye çalışırken, davalı vekilinin icranın geri bırakılması talebi ve yasal sürecin uygulanmadığı gerekçesiyle, mahkeme bu istekleri kabul edip 730,22 TL maddi tazminat, 1.000 TL manevi tazminat ve ilgili faiz ile yazım ücreti ödemesini onayladı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Dava Tarihi: 11.11.2005
Hüküm: 730.22 TL maddi tazminat, 1000 TL manevi tazminat, tahliye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve dilekçe yazım ücreti
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davalı vekilinin icranın geri bırakılması talebi hakkında mahallinden karar alınması mümkün görülmüştür.
1- Davacının beraatla sonuçlanan ceza davasında ne kadar süreyle göz altında ve tutuklu kaldığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından; ilgili dosyanın ya da buna ilişkin evrakın asıl veya onaylı örneklerinin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde getirtilip dosyaya konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 02.04.2008 tarihli bilirkişinin kimlik ve yemininin tespit edildiği tutanağın mahkeme heyeti ve zabıt katibi tarafından imzalanmayarak 5271 sayılı CMK'nın 64/6. maddesine aykırı davranılması,
3- Dava dilekçesindeki talebe rağmen davacı lehine tutuklama tarihinden itibaren işleyecek biçimde yasal faize hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Davacı yararına Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesinin 13. maddesi uyarınca tarifenin 3. kısmı gereğince ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sıra numarasındaki ücretten az olmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde dilekçe yazım ücreti tayini,
Kanuna aykırı, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 07.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Dava Tarihi: 11.11.2005
Hüküm: 730.22 TL maddi tazminat, 1000 TL manevi tazminat, tahliye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve dilekçe yazım ücreti
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davalı vekilinin icranın geri bırakılması talebi hakkında mahallinden karar alınması mümkün görülmüştür.
1- Davacının beraatla sonuçlanan ceza davasında ne kadar süreyle göz altında ve tutuklu kaldığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından; ilgili dosyanın ya da buna ilişkin evrakın asıl veya onaylı örneklerinin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde getirtilip dosyaya konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 02.04.2008 tarihli bilirkişinin kimlik ve yemininin tespit edildiği tutanağın mahkeme heyeti ve zabıt katibi tarafından imzalanmayarak 5271 sayılı CMK'nın 64/6. maddesine aykırı davranılması,
3- Dava dilekçesindeki talebe rağmen davacı lehine tutuklama tarihinden itibaren işleyecek biçimde yasal faize hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Davacı yararına Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesinin 13. maddesi uyarınca tarifenin 3. kısmı gereğince ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sıra numarasındaki ücretten az olmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde dilekçe yazım ücreti tayini,
Kanuna aykırı, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 07.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.