Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/951 K.2010/5109
Özet: (1) Uyuşmazlık, davacıların tutuklanma süresi ve ilgili tazminat talepleri üzerine; (2) Mahkeme, davacılara toplam 4.860 TL maddi ve 4.900 TL manevi tazminat ödemesini, fazlaya ilişkin talebin reddini ve diğer tüm itirazların kabul edilmemesini kararlaştırdı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Hüküm: 1- 967 TL maddi, 1000 TL manevi tazminatın, davalı hazineden alınarak davacı ...'a verilmesi, fazlaya ilişkin talebin reddi
2- 3860 TL maddi, 3900 TL manevi tazminatın, davalı hazineden alınarak davacı....'a verilmesi, fazlaya ilişkin talebin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davalı vekilinin icranın geri bırakılması talebi hususunda mahkemesinden karar alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacılar vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Objektif bir kriter olmamakla birlikte hükmedilecek manevi tazminatın, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklandığı tarihteki paranın satın alma gücü ve benzeri hususlar gözetilmek suretiyle, hak ve nasafet kurallarına uygun, makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ölçülere uymayacak şekilde davacı .... yararına fazla manevi tazminata hükmedilmesi,
2- Davanın niteliği itibariyle tümüyle reddedilmediği gözetilmeden, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi,
3- Kanun dışı yakalanan veya tutuklananlara tazminat verilmesi davalarında harç alınamayacağı gözetilmeden, davacılardan reddedilen miktar üzerinden harç alınmasına karar verilmesi,
4- Tutuklandığı tarihte öğrenci olan ve çalıştığına dair belge de ibraz etmeyen davacı.....'a tutuklanması nedeniyle çalışmadığı günler için maddi tazminat verilmesi,
5- Davacılar vekili, dava dilekçesinde tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talebinde de bulunmuş olması karşısında, bu konuda bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 10.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Hüküm: 1- 967 TL maddi, 1000 TL manevi tazminatın, davalı hazineden alınarak davacı ...'a verilmesi, fazlaya ilişkin talebin reddi
2- 3860 TL maddi, 3900 TL manevi tazminatın, davalı hazineden alınarak davacı....'a verilmesi, fazlaya ilişkin talebin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davalı vekilinin icranın geri bırakılması talebi hususunda mahkemesinden karar alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacılar vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Objektif bir kriter olmamakla birlikte hükmedilecek manevi tazminatın, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklandığı tarihteki paranın satın alma gücü ve benzeri hususlar gözetilmek suretiyle, hak ve nasafet kurallarına uygun, makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ölçülere uymayacak şekilde davacı .... yararına fazla manevi tazminata hükmedilmesi,
2- Davanın niteliği itibariyle tümüyle reddedilmediği gözetilmeden, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi,
3- Kanun dışı yakalanan veya tutuklananlara tazminat verilmesi davalarında harç alınamayacağı gözetilmeden, davacılardan reddedilen miktar üzerinden harç alınmasına karar verilmesi,
4- Tutuklandığı tarihte öğrenci olan ve çalıştığına dair belge de ibraz etmeyen davacı.....'a tutuklanması nedeniyle çalışmadığı günler için maddi tazminat verilmesi,
5- Davacılar vekili, dava dilekçesinde tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talebinde de bulunmuş olması karşısında, bu konuda bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 10.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.