‹ Ana sayfa
Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/13357 K.2009/12595

Esas No: 2009/13357 · Karar No: 2009/12595 · Karar Tarihi: 14.12.2009
Özet: Uyuşmazlık konusu: görevli memura hakaret ve kasten yaralanma eylemi nedeniyle suçun tanımı ve cezanın belirlenmesi. Mahkeme, sanığın kastının hakaret ve şiddet içerdiğini kabul ederek 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca hapis cezası verip, infaz rejimine ilişkin hükümleri uygulamaya karar verdi.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;

1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 19.06.2001 tarihli ve 4-128/130 sayılı kararında da belirtildiği üzere; görevli memura hakaret suçunda sanığın kullandığı cebir ve şiddetin ağırlaştırıcı neden mi olduğu, yoksa ayrı bir etkili eylem suçunu mu oluşturduğu belirlenirken dikkate alınması gereken ilk husus sanığın kastı olup, kastın her lolayda eylemin niteliği gözönünde tutularak takdir edilmesi ve 765 sayılı TCK'nın 269. maddesinde öngörülen maddi cebrin (zor, şiddet), hakaret ve taarruzu daha da şiddetlendirmeye yönelik fiiller olması, memuru küçültmek,! aşağılamak kastı ile yapılması gerektiği, cebir ve şiddetin etkili eylem kastıyla kullanılması durumunda aynı Kanun'un 456. maddesindeki suçu oluşturacağı! kabul edilmiştir.

Bu ilkeler ışığında somut olayda değerlendirildiğinde; sanığın dosya kapsamı ile belirlenen kastının mağdurları cam parçası ile yaralamak olduğu ve bu sırada görevli infaz koruma memurlarına sövdüğü ve eline geçirdiği kül I tablasıyla mağdurları yaralayan sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 266/1 ve anılan Kanun'un 456/4. maddelerinde tanımlanan iki ayrı suçu oluşturacağı gözetilmeden TCK'nın 266/1. maddesi uyarınca tayin olunan cezanın anılan Kanun'un 269. maddesi ile artırılması,

2- Mükerrir olan ve hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında lehe yasa değerlendirmesi yapılırken 5237 sayılı TCK'nın 7/3. maddesindeki "hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır" hükmü de gözetilerek 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca lehe olan kanunun suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın infaza ilişkin hükümleri ayrık tutulmak suretiyle, tekerrürle ilgili kanun maddesi de dahil tüm hükümlerin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra lehe olan kanunun bir bütün halinde uygulanması ve denetime imkan sağlanması bakımından bu durumun gerekçeye de yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

3- Ceza İnfaz Kurumlarına ait araç, gereçlere zarar verme suçunun işlendiğinin kabulüne rağmen, 765 sayılı TCK'nın 516. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?