Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/1114 K.2010/12460
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 765 sayılı TCK’nın 516/4, 80 ve 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri uyarınca, DSİ’nin 13.05.2005 tarihli kontrollerinde sanığın sedde de tahribat yaptığını tespit etmesine rağmen, yürürlükte olmayan yasa nedeniyle karara ilişkin tebliğname değerlendirmesini yapmadığından, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri gereğince aynı suçun hem eski hem de yeni kanunlara aykırı biçimde hesaba katılmasını göz ardı ettiğinden dolayı 09.12.2010 tarihli kararını oybirliğiyle bozma kararı aldı.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme
Hüküm: 765 sayılı TCK'nın 516/4, 80, 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
DSİ tarafından yapılan 13.05.2005 tarihli kontrollerde sanığın sedde de tahribat yaptığının tespit edilmesi karşısında; suçun 765 sayılı TCK döneminde işlendiği anlaşıldığından, yürürlükte olmayan yasaya göre uygulama yapıldığından bahisle bozma içeren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca, suçun işlendiği zamandaki yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki yasaya göre hükmedilecek cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan yasanın tespiti ile lehe yasanın bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun gerekçeye de yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Mala zarar verme
Hüküm: 765 sayılı TCK'nın 516/4, 80, 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
DSİ tarafından yapılan 13.05.2005 tarihli kontrollerde sanığın sedde de tahribat yaptığının tespit edilmesi karşısında; suçun 765 sayılı TCK döneminde işlendiği anlaşıldığından, yürürlükte olmayan yasaya göre uygulama yapıldığından bahisle bozma içeren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca, suçun işlendiği zamandaki yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki yasaya göre hükmedilecek cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan yasanın tespiti ile lehe yasanın bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun gerekçeye de yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.