Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/7878 K.2010/3537
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanıkların silahlı terör örgütü PKK adına suç işleyerek örgüte üye olmamaları ve propaganda faaliyetinde bulunmaları nedeniyle 2911 sayılı Kanun ve TCK hükümlerine göre mahkumiyet; Mahkemenin sonucu: Mahkemeye 5271 sayılı CMK'nın 252/1-g maddesi uyarınca yasal yetki olmadığı gerekçesiyle karar bozuldu, hüküm iptal edildi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Silahlı terör örgütüne yardım
Hüküm: Sanıklar hakkında; 2911 sayılı Kanunun 33/c, 5237 sayılı TCK'nın 31/3, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-5237 sayılı TCK'nın 314. maddesinin 3. fıkrasında; "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler bu suç açısından aynen uygulanır." denilmekle, anılan Kanunun 220. maddesinin 6. fıkrasında "örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır. " 4. fıkrasında ise, "örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur" hükmünü taşımaktadır. Anılan yasa maddelerinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında; 5237 sayılı TCK'nın suçların içtimaı bakımından gerçek içtima kurallarını benimsediği anlaşılmaktadır.
Bu ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; sanıkların silahlı terör örgütü PKK'nın amacı doğrultusunda ve yaptığı eylem çağrısı üzerine organize edilen, 30.03.2006 tarihinde gerçekleştirilen korsan gösterilere katılıp örgütün propagandasını yapmak suretiyle; örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 gün 2007/9-282 Esas, 2008/44 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hem silahlı örgüt üyesi olmak suçundan, hem de örgüt propagandası yapma ve izinsiz gösteriye katılma fiilleri nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5271 sayılı CMK'nın 250. maddesinde sayılan suçlara bakmak üzere kurulan mahkemenin, anılan Kanunun 252/1-g maddesindeki istisna hüküm de nazara alındığında; 2911 sayılı Kanuna aykırılıktan açılan davaya bakmasına yasal olanak bulunmadığından bu suçtan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Silahlı terör örgütüne yardım
Hüküm: Sanıklar hakkında; 2911 sayılı Kanunun 33/c, 5237 sayılı TCK'nın 31/3, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-5237 sayılı TCK'nın 314. maddesinin 3. fıkrasında; "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler bu suç açısından aynen uygulanır." denilmekle, anılan Kanunun 220. maddesinin 6. fıkrasında "örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır. " 4. fıkrasında ise, "örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur" hükmünü taşımaktadır. Anılan yasa maddelerinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında; 5237 sayılı TCK'nın suçların içtimaı bakımından gerçek içtima kurallarını benimsediği anlaşılmaktadır.
Bu ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; sanıkların silahlı terör örgütü PKK'nın amacı doğrultusunda ve yaptığı eylem çağrısı üzerine organize edilen, 30.03.2006 tarihinde gerçekleştirilen korsan gösterilere katılıp örgütün propagandasını yapmak suretiyle; örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 gün 2007/9-282 Esas, 2008/44 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hem silahlı örgüt üyesi olmak suçundan, hem de örgüt propagandası yapma ve izinsiz gösteriye katılma fiilleri nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5271 sayılı CMK'nın 250. maddesinde sayılan suçlara bakmak üzere kurulan mahkemenin, anılan Kanunun 252/1-g maddesindeki istisna hüküm de nazara alındığında; 2911 sayılı Kanuna aykırılıktan açılan davaya bakmasına yasal olanak bulunmadığından bu suçtan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.