Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/16027 K.2010/7007
Özet: Uyuşmazlık, bir kişinin görevli memura mukavemet, kamu malına zarar verme, kasten yaralama ve saldırgan sarhoşluk suçlarından hüküm getirilmesiyle ilgili temyiz başvurusudur. Mahkeme, 09.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar vererek bu temyizi bozmuş ve verilen mahkumiyetleri iptal etmiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi Suç: Görevli memura mukavemet, Kamu malına zarar verme, Kasten yaralama, Saldırgan sarhoşluk Hüküm: 1-Kasten yaralama suçundan; 765 sayılı TCK'nın 456/4, 457/1, 81/1. maddeleri gereğince mahkumiyet, 2-Mala zarar verme suçundan; 765 sayılı TCK'nın 516/1, 522, 81/1. maddeleri gereğince mahkumiyet, 3-Görevli memura mukavemet suçundan; 765 sayılı TCK'nın 258/1, 81/2. maddeleri gereğince mahkumiyet, 4-Saldırgan sarhoşluk suçundan; 5326 sayılı Kanunun 35. maddesi gereğince 50,00 TL idari para cezası Dosya incelenerek gereği düşünüldü:1-Sarhoşluk eyleminden kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Saldırgan sarhoşluk eyleminden tayin olunan idari para cezasının niteliği itibarıyla 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 29. maddesi uyarınca itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, gereğinin merciince yapılmasına, 2-Mala zarar verme, görevli memura direnme ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede; a) 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca, suçun işlendiği zamandaki Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması, görevli memura direnme suçundan 765 sayılı Kanuna göre hükmolunan ceza ile 5237 sayılı Kanuna göre hükmedilecek ceza belirlendikten ve mala zarar verme suçu ile kasten yaralama suçunun tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğünden, hapis cezasına hükmedilmişse; cezanın artık adli para cezasına çevrilmeyeceği de nazara alınarak sonucuna göre sanığın lehine olan yasanın tespiti ile lehe yasanın bir bütün halinde uygulanması, bu durumun gerekçeye de yansıtılması suretiyle, hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, b) 765 sayılı TCK'nın 81. maddesinin uygulanması sırasında adli sicil kaydındaki hangi mahkumiyet ilamının hükme esas alındığının belirtilmemesi, c) Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.