Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/14519 K.2010/5162
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 25.12.2003 tarihli duruşmada CMK 219. maddesine muhalefet edilen tutanak ve 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 62, 53/6, 647 sayılı kanun hükümlerine uygun olarak sanığın bir kişinin ölümünden sorumlu tutulması ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek 647 sayılı Kanun 4, 5. maddeleriyle hüküm konulmasını kabul ederken, 5252 sayılı Kanun 9. maddesine aykırı karma uygulama nedeniyle kararını BOZMAK kararı aldı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama ve ölüme neden olma
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6, 647 sayılı Kanunun 4, 5. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 25.12.2003 tarihli oturuma ilişkin duruşma tutanağının 1. sayfasının hakim tarafından imzalanmaması suretiyle CMK'nın 219. maddesine muhalefet edilmesi,
2- Olay nedeniyle yaralanan mağdurların şikayetçi olmaması karşısında, sanığın bir kişinin ölümünden sorumlu tutulması gerektiği ve eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesine uyduğu düşünülmeden anılan Kanunun 85/2. maddesi uyarınca cezalandırılması,
3- 5237 sayılı TCK'nın lehe olduğu kabul edilerek uygulama yapıldığına göre anılan Kanunun bir bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden 5252 sayılı Kanunun 9. maddesine aykırı olarak, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve taksitlendirilmesi sırasında 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi yerine 647 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleri ile hüküm kurulması suretiyle karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 11.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama ve ölüme neden olma
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6, 647 sayılı Kanunun 4, 5. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 25.12.2003 tarihli oturuma ilişkin duruşma tutanağının 1. sayfasının hakim tarafından imzalanmaması suretiyle CMK'nın 219. maddesine muhalefet edilmesi,
2- Olay nedeniyle yaralanan mağdurların şikayetçi olmaması karşısında, sanığın bir kişinin ölümünden sorumlu tutulması gerektiği ve eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesine uyduğu düşünülmeden anılan Kanunun 85/2. maddesi uyarınca cezalandırılması,
3- 5237 sayılı TCK'nın lehe olduğu kabul edilerek uygulama yapıldığına göre anılan Kanunun bir bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden 5252 sayılı Kanunun 9. maddesine aykırı olarak, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve taksitlendirilmesi sırasında 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi yerine 647 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleri ile hüküm kurulması suretiyle karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 11.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.