Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/13532 K.2010/2280
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna uyarınca tazminat talebi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
09.05.1960 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtildiği üzere vekalet ücretinde dahi kazanılmış hak söz konusu olduğundan tebliğnamedeki (2) nolu bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1948 gün ve 10-3 sayılı içtihadı birleştirme kararında belirtildiği gibi, ilk hükmün Yargıtayca bozulmasından sonra "ıslah" suretiyle talepte bulunulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden bozma sonrası ileri sürülen faiz isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden inceleme yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından faize hükmedilmesine ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna uyarınca tazminat talebi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
09.05.1960 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtildiği üzere vekalet ücretinde dahi kazanılmış hak söz konusu olduğundan tebliğnamedeki (2) nolu bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1948 gün ve 10-3 sayılı içtihadı birleştirme kararında belirtildiği gibi, ilk hükmün Yargıtayca bozulmasından sonra "ıslah" suretiyle talepte bulunulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden bozma sonrası ileri sürülen faiz isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden inceleme yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından faize hükmedilmesine ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.