Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/12250 K.2010/4299
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 134 promil alkol tüketen sanığın geceleyin, orta refüjde virajlı yolda direksiyon hakimiyetini kaybedip aydınlatma direğine çarparak bir kişinin ölümüne ve üç kişinin yaralanmasına neden olduğunu değerlendirerek, 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 62, 53/6, 63/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet ve sürücü belgesinin geri alınması kararını, 22/3. maddede tanımlanan bilinçli taksiri göz önünde bulundurarak kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle BOZULDUR.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle ölüme neden olma
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6, 63/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 134 promil alkollü olarak meskun mahalde, orta refüjde bölünmüş tek yönlü hafif virajlı yolda, geceleyin seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüj üzerinde bulunan aydınlatma direğine çarpması ve aracında bulunan bir kişinin ölümüne ve üç kişinin de yaralanmasına neden olması şeklinde gelişen olayda, 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde düzenlenen bilinçli taksirin unsurlarının oluştuğu ve sanık hakkında hükmedilen cezanın bu sebeple arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 14.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle ölüme neden olma
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6, 63/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 134 promil alkollü olarak meskun mahalde, orta refüjde bölünmüş tek yönlü hafif virajlı yolda, geceleyin seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüj üzerinde bulunan aydınlatma direğine çarpması ve aracında bulunan bir kişinin ölümüne ve üç kişinin de yaralanmasına neden olması şeklinde gelişen olayda, 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde düzenlenen bilinçli taksirin unsurlarının oluştuğu ve sanık hakkında hükmedilen cezanın bu sebeple arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 14.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.