‹ Ana sayfa
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Aile Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/977 K.2017/1941

Esas No: 2017/977 · Karar No: 2017/1941 · Karar Tarihi: 16.02.2017
Özet: Uyuşmazlık konusu: davacının davalıların babası olmadığını tespit ederek soybağı davasının kabulü ve ilgili kimlik bilgileriyle ilgili çelişkili kararlar. Mahkeme sonucu: kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki nedeniyle yerel mahkemenin hükmünün bozulması, temyiz itirazlarının kabul edilmesi ve kararın düzeltilmesine yönelik süreç başlatılması.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Dava dilekçesinde, davacı ...'in davalılardan... n babaları olmadığının tespiti ile soybağının reddine karar verilmesi istenmiştir.

Bir kısım davalılar vekili, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vd. vekili ile davalı ... ve ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Mahkemece verilen kısa kararda; “Davacının açmış olduğu soybağı davasının KABÜLÜ ile.... 37 hane no 46 ...... T.C kimlik numaralı ....,..... Merkez İlçesi Cami Kebir Mahallesi cilt no 1 hane no...... T.C kimlik numaralı .... ili .... ilçesi ... öyü Cilt no 11 hane no .... T.C kimlik numaralı ...'nun ..... Köyü cilt no 11 hane no ....0 T.C kimlik numaralı ...'nun babasının Tekirdağ ili Malkara ilçesi .... Köyü cilt no 11 hane no .... T.C kimlik numaralı ...'nun olmadığının tespitine, bir örneğinin Nüfus Müdürlüğü'ne gönderilmesine, ” denildiği halde, gerekçeli kararda; “Davacının açmış olduğu soybağı davasının KABÜLÜ ile ....7 hane no .... TC kimlik numaralı .... T.C kimlik numaralı ...'nun babasını..... yü Cilt no 11 hane no..... kimlik numaralı ...'nun olmadığının tespitine, bir örneğinin Nüfus Müdürlüğü'ne gönderilmesine, ” şeklinde hüküm kurulmuştur. Görüldüğü gibi kısa kararda ... hakkında hüküm kurulmuş iken gerekçeli kararda bu kişi yönünden hüküm kurulmadığı gibi ...'nun kimlik bilgileri de kısa karardan farklı ve hatalı yazılarak her iki hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur.

T.C. Anayasası'nın 141. maddesi hükmü uyarınca, duruşmaların aleniyeti kuralı gereği tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı ve çelişik olmaması gerekir. Buna göre, yargılama açık olarak yapılacak ve HMK'nun 297/2. maddesi hükmü gereğince de yargılama sonunda verilen kararda taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça gösterilecektir. Aynı Kanun'un 298/2. maddesi hükmü ise sonradan yazılacak gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağını amirdir. Bu nedenle Mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiş olup, Mahkemece yapılacak iş; önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişki giderilmek suretiyle yeni bir karar vermekten ibarettir.

Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki, mahkemelere ve yargıya olan güveni sarsacağı gibi infazda duraksamaya yol açacağı da açıktır. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karar olup, gerekçeli karar da buna uygun olmalıdır. Hüküm, bu nedenle Kanuna, tarih ve numarası anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na aykırı olarak tesis edilmiştir.

SONUÇ: Bir kısım davalıların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün, kısa karar gerekçeli karar çelişkisi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 16.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?