Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/865 K.2017/747
Özet: (1) Davacı, ağabeyi ve yengesi üzerinde kayıtlı olan gerçek anne ve babasının nüfus kaydını düzeltmek için dava açtı; (2) Mahkeme, DNA testi yapılmadan sadece taraf ve tanık beyanlarına dayanarak davayı reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, ağabeyi ve yengesi üzerinde nüfusa kayıtlı, davacı ...'ın gerçek anne ve babası üzerine tescili talep ve dava edilmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin, gerçek anne ve baba olduğu iddia edilen... ve ... Bozkurt'un mezar yerlerinin baraj çalışması nedeni ile su altında kaldığı ve mezar yerlerinin tespiti mümkün olmadığından DNA testine gerek olmadığını beyan ettiği, bu çerçevede salt taraf ve tanık beyanları yeterli olmayıp davasında haklı olduğuna dair vicdani kanaate varılmamış olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile ilgilidir. Bu bakımdan hakim resen araştırma ilkesinin sonucu olarak kendiliğinden delil toplama yetkisine sahiptir. Nüfus kayıtlarındaki istemlerle ilgili davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğundan; Mahkemece, dava nedeni ile hukukları etkilenecek olan, ... ve... kızı ... mirasçılarının da davalı sıfatı ile davaya katılımları sağlanıp, iddia ile ilgili olarak davacı ile nüfus kayıtlarına göre öz kardeşleri olduğu anlaşılan ... arasında öz kardeş olup olmadıkları açısından DNA testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde iadesine 26.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, ağabeyi ve yengesi üzerinde nüfusa kayıtlı, davacı ...'ın gerçek anne ve babası üzerine tescili talep ve dava edilmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin, gerçek anne ve baba olduğu iddia edilen... ve ... Bozkurt'un mezar yerlerinin baraj çalışması nedeni ile su altında kaldığı ve mezar yerlerinin tespiti mümkün olmadığından DNA testine gerek olmadığını beyan ettiği, bu çerçevede salt taraf ve tanık beyanları yeterli olmayıp davasında haklı olduğuna dair vicdani kanaate varılmamış olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile ilgilidir. Bu bakımdan hakim resen araştırma ilkesinin sonucu olarak kendiliğinden delil toplama yetkisine sahiptir. Nüfus kayıtlarındaki istemlerle ilgili davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğundan; Mahkemece, dava nedeni ile hukukları etkilenecek olan, ... ve... kızı ... mirasçılarının da davalı sıfatı ile davaya katılımları sağlanıp, iddia ile ilgili olarak davacı ile nüfus kayıtlarına göre öz kardeşleri olduğu anlaşılan ... arasında öz kardeş olup olmadıkları açısından DNA testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde iadesine 26.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.