‹ Ana sayfa
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Miras Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/7566 K.2018/710

Esas No: 2017/7566 · Karar No: 2018/710 · Karar Tarihi: 17.01.2018
Özet: Uyuşmazlık, 390 ada 19 parsel sayılı taşınmazın haklarını korumak amacıyla belirtilen aile üyelerinin isimleriyle ilgili yasal yönetim kayyımı atanması talebine ilişkin olarak, dav acının kimliği ve adresi tespit edilemeyen ilgili kişilerden oluşmaktadır. Mahkeme, tapu kayıtları ve nüfus belgelerini inceleyerek davayı reddetti, kayyım atanmasına karar vermedi ve temyiz itirazlarını da eksik buldu.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Kayyım Atanması

Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ... vekili, kimliği ve adresi tespit edilemeyen 390 ada 19 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden ... (... ... oğlu kızı), ... (... karısı), ... (... kızı), ... (...)'na 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426/2, 588, 501 maddeleri ve 3561 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri gereğince ...'nin hak ve menfaatlerinin bulunması nedenleriyle İl Defterdarı'nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, tapu maliklerinin nüfus bilgilerine ulaşıldığından ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı ... vekili tarafından esastan ve harç yönünden süresi içinde temyiz edilmiştir.

Dava; kim oldukları tespit edilemeyen kişilere kayyım atanmasına ilişkindir.

1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davacı vekilinin harca ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2) Davacı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu 390 ada 19 parsel sayılı taşınmazın ... (... ... oğlu kızı), ... (... karısı), ... (... kızı), ... (...) ve dava dışı ... adına kadastro yolu ile 12.03.1962 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Tapu kaydında adı geçen ... (... ... oğlu kızı), ... (... karısı), ... (... kızı), ... (...) ile nüfus kayıtlarında adı geçen ... kızı ..., ... kızı ... ... ve ... oğlu ... ... Damar'ın dosyaya göre aynı kişi olduğunu söylemek mümkün olmayıp tapu ile nüfus kayıtları arasında irtibat kurulamamaktadır. Tapu kaydında kayyım atanması istenilen kişilerin soyadları yer almamaktadır. Bu durumda, tapu malikleri ile nüfus kaydındaki kişilerin aynı kişi olup olmadığı hususunda duraksama oluşmuş olup, tapu kaydında adı geçen ... (... ... oğlu kızı), ... (... karısı), ... (... kızı), ... (...)'na kayyım atanması talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?