‹ Ana sayfa
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/9220 K.2012/9516

Esas No: 2012/9220 · Karar No: 2012/9516 · Karar Tarihi: 19.10.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, çocuk teslimi ve velayetle ilgili ilamın icra emrine konu olup, mahkeme bu ilamın kesinleşmediğini belirtti; Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek kararını bozdu ve 19.10.2012 tarihinde yeni bir karar verdi.
MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

İİK.nun 25. maddesinde, aynen çocuk teslimine ilişkin ilam icra dairesine verilince icra müdürü 24. maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya 7 gün içinde çocuğun teslimini emreder borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede buunursa bulunsun ilam hükmü zorla icra olunur. Aynı kanunun 25/a hükmü ise çocukla şahsi münasebetlerin düzenlenmesine dair ilam hükmünün yerine getirilmesi talebi üzerine icra müdürü, küçüğün ilam hükümleri dairesinde lehine hüküm verilen tarafla şahsi münasebette bulunmasına mani olunmamasını.... düzenlemelerine yer verilmiştir.

HUMK.nun 392.(HMK 301) maddesinde "Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir... Taraflardan her birine verilen hüküm nüshası ilamdır" denilmektedir. Bu tanımlamadan anlaşılacağı üzere ara kararı ilam niteliğinde değildir.

HUMK.nun 443/ son (HMK 367/2) maddesinde "kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararla kesinleşmedikçe yerine getirilemez" hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda takibin dayanağını Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2010 tarihli ara kararı oluşturmaktadır. Bu mahkemenin takip tarihinden sonra aynı dosyada verdiği 19.10.2011 tarih ve 2009/14 Esas 2011/188 Karar sayılı hüküm, şikayet konusu takibin dayanağı olmadığı gibi, her ne kadar bu ilam ile küçüğün velayeti babaya verilmiş ise de, bu tür ilamların kesinleşmeden icraya konulması da mümkün değildir.

Bu durumda, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek, takip konusu ara kararı yukarıda açıklanan İİK.nun 25. ve 25/a maddelerinde yazılı ilam niteliğini taşımadığı ve buna dayanılarak ilamlı takip yapılamayacağı gözönünde bulundurularak şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun olmayan yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
19.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?