Yargıtay 8. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/5471 K.2012/5749
Özet: Uyuşmazlık konusu, alacaklı tarafından kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat alacağının yasal faiziyle tahsilini talep etmesi ve bu alacağa Anayasa 46/son maddesinde belirtilen kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranlarının uygulanmasını istemesidir. Mahkeme, borçlu vekilinin temyiz isteğini kabul ederek kararın bozulmasına ve yeniden incelemeye karar vermiştir.
MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından lehine hükmedilen kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat alacağının yasal faiziyle tahsili amacıyla ilamlı takip başlatıldığı, düzenlenen örnek 4-5 numaralı icra emrinde; asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranından az olmamak üzere adi kanuni faiziyle tahsilinin talep edildiği İlamın takipten sonra kesinleşmesi üzerine alacaklı vekilince, alacağını Anayasanın 46/son maddesinde belirtilen kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranlarının uygulanarak belirlenmesi talebinin icra müdürlüğünce reddi karşısında, işlemin iptali için mahkemeye gelindiği, mahkemece bu alacaklara Yargıtay içtihatlarına göre, Anayasanın 46/son maddesinde belirtilen kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranlarının uygulanacağı anlaşıldığından, şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı HMK.nun 141. maddesi gereğince davanın açılması ile iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı başlar. Aynı şekilde icra takibinde de alacaklı takip talebindeki istemini genişletemez ve değiştiremez. Ancak, ilamdan doğan alacağını zamanaşımı süresinin sonuna kadar ayrı bir takiple isteyebilir.
Somut olayda alacaklı takip talebi ile alacağın takipten sonra adi kanuni faiziyle tahsilini talep ederek, kendisini bu faiz türü ile sınırladırdıktan sonra, icra dairesinde Anayasanın 46. maddesinde belirtilen faiziyle alacağın hesap ve tahsilini talep ettiği görülmektedir.
Bu durumda, icra müdürünün 14 Şubat 2012 tarihli alacaklı isteminin reddine ilişkin kararı bu nedenle yerindedir.
O halde icra mahkemesince müdürlük işleminin iptaline ilişkin şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle, İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından lehine hükmedilen kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat alacağının yasal faiziyle tahsili amacıyla ilamlı takip başlatıldığı, düzenlenen örnek 4-5 numaralı icra emrinde; asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranından az olmamak üzere adi kanuni faiziyle tahsilinin talep edildiği İlamın takipten sonra kesinleşmesi üzerine alacaklı vekilince, alacağını Anayasanın 46/son maddesinde belirtilen kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranlarının uygulanarak belirlenmesi talebinin icra müdürlüğünce reddi karşısında, işlemin iptali için mahkemeye gelindiği, mahkemece bu alacaklara Yargıtay içtihatlarına göre, Anayasanın 46/son maddesinde belirtilen kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranlarının uygulanacağı anlaşıldığından, şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı HMK.nun 141. maddesi gereğince davanın açılması ile iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı başlar. Aynı şekilde icra takibinde de alacaklı takip talebindeki istemini genişletemez ve değiştiremez. Ancak, ilamdan doğan alacağını zamanaşımı süresinin sonuna kadar ayrı bir takiple isteyebilir.
Somut olayda alacaklı takip talebi ile alacağın takipten sonra adi kanuni faiziyle tahsilini talep ederek, kendisini bu faiz türü ile sınırladırdıktan sonra, icra dairesinde Anayasanın 46. maddesinde belirtilen faiziyle alacağın hesap ve tahsilini talep ettiği görülmektedir.
Bu durumda, icra müdürünün 14 Şubat 2012 tarihli alacaklı isteminin reddine ilişkin kararı bu nedenle yerindedir.
O halde icra mahkemesince müdürlük işleminin iptaline ilişkin şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle, İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.