Yargıtay 8. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/3689 K.2012/4932
Özet: Uyuşmazlık, İstanbul 6. Vergi Mahkemesi’nin 30 Kasım 2011 tarihli ilamına dayanarak alacaklı tarafından talep edilen asıl alacak ve faizlerin icra takibiyle tahsil edilmesi konusundaki şikayetten kaynaklanmaktadır; Mahkeme, borçlu vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek 29 Mayıs 2012’de kararın bozulmasına hükmederek ilamda belirtilen “likit alacak” şartının eksik olduğunu ve icra takibinin iptal edilmesi gerektiğini belirlemiştir.
MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İcra takibi İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 30.11.2011 tarih, 2011/1142 E., 4468 K. sayılı ilamına dayalıdır. İlâmda “davanın kısmen kabulüne, davacının yaptığı ana para ödemesinden kesilen gelir vergisinin kesintinin yapıldığı 17.06.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine...” karar verilmiş, yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilmiştir. Alacaklı takipte anılan ilâma dayanarak ilâmla hüküm altına alınan vekalet ücreti ve yargılama giderleri yanında asıl alacak ve bu alacağa faiz talep etmiştir. Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda belirsiz likit olmayan bir alacak kalemi için ilamlı icra takibi yapılamayacağını belirterek icra emrinin iptalini istemiş, mahkeme idare mahkemesi ilamında belirtilen vergi kesintisinin kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile ilgili kısmının icra mahkemesince belirlenemeyeceğini gerekçesinde kabul ettiği halde asıl alacak ve faize ilişkin şikayetin de reddi yönünden hüküm tesis etmiş, hükmü borçlu vekili temyiz etmiştir. Belirlendiği üzere ilamda “likit bir alacağın tahsili” hükme bağlanmamıştır. Bir başka anlatımla ilam eda hükmü içermemektedir. İcra Mahkemesi yorum yolu ile sonuca gidemez (HGK.08.10.1997 tarih 1997/12-517 E. 1997/776 K.-25.06.2008 gün 2008/2-451 E. 2008/453 K.). Bu durumda talep edilen asıl alacak ve faiz yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken şikayetin tümden reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İcra takibi İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 30.11.2011 tarih, 2011/1142 E., 4468 K. sayılı ilamına dayalıdır. İlâmda “davanın kısmen kabulüne, davacının yaptığı ana para ödemesinden kesilen gelir vergisinin kesintinin yapıldığı 17.06.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine...” karar verilmiş, yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilmiştir. Alacaklı takipte anılan ilâma dayanarak ilâmla hüküm altına alınan vekalet ücreti ve yargılama giderleri yanında asıl alacak ve bu alacağa faiz talep etmiştir. Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda belirsiz likit olmayan bir alacak kalemi için ilamlı icra takibi yapılamayacağını belirterek icra emrinin iptalini istemiş, mahkeme idare mahkemesi ilamında belirtilen vergi kesintisinin kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile ilgili kısmının icra mahkemesince belirlenemeyeceğini gerekçesinde kabul ettiği halde asıl alacak ve faize ilişkin şikayetin de reddi yönünden hüküm tesis etmiş, hükmü borçlu vekili temyiz etmiştir. Belirlendiği üzere ilamda “likit bir alacağın tahsili” hükme bağlanmamıştır. Bir başka anlatımla ilam eda hükmü içermemektedir. İcra Mahkemesi yorum yolu ile sonuca gidemez (HGK.08.10.1997 tarih 1997/12-517 E. 1997/776 K.-25.06.2008 gün 2008/2-451 E. 2008/453 K.). Bu durumda talep edilen asıl alacak ve faiz yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken şikayetin tümden reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.