Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/5134 K.2012/1540
Özet: Uyuşmazlık konusu, 1799 sayılı parselin Hazine adına tapuda kayıtlı olması ve davacı vekilin bu taşınmazı, 25.7.1997 köy satım senediyle satın alarak elatmanın önlenmesini talep etmesiydi; mahkeme, dahili davalıların (ölü Naim’in mirasçıları) temyizine dayanarak, dava kabulüne karar vererek taraf teşkilini sağladı ve hükmün bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi
... ile ..., dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının kabulüne dair Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 09.05.2011 gün ve 79/312 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde; dava konusu 1799 sayılı parselin Hazine adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, vekil edeni tarafından tasarruf edildiğini, 25.7.1997 tarihli köy satım senediyle davalı ...’tan satın alındığını açıklayarak davalı ... tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalılar, (ölü Naim’in mirasçıları) davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, dahili davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK.nun 984 ve devamı maddelerinde yer alan ve çözümlenmesi gereken zilyetliğin korunması davasıdır. Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın zilyetliğinin vekil edeni tarafından davalı ...’tan satın aldığını bildirmiş, 20.4.2009 tarihli yargılama oturumunda ise dava dilekçesini tekrarladığını, ancak, davalının vefat ettiğini haricen öğrendiğini, mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve veraset belgesinin alınması için süre istediğini bildirmiş, mahkemece de verilen süre üzerine davalı ...’ın mirasçıları davaya dahil etmek suretiyle taraf teşkili sağladığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu 1799 sayılı parsel, hükmen 19.12.1997 tarihinde Hazine adına tapuya bağlandığı saptanmıştır.
Dosya arasında bulunan Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 2009/203 Esas ve 2009/184 Karar sayılı veraset belgesine göre, davalı ...’ın 31.3.1999 tarihinde öldüğü belirlenmiştir. Davanın açıldığı 18.2.2009 tarihinde davalı ...’in sağ olmadığı saptanmıştır. TMK.nun 28. maddesi uyarınca; kişilik ölümle son bulur. 4.5.1978 tarih ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca, ölü kişiye karşı dava açılamaz ve ölü kişi adına iptal ve tescile karar verilemez. Öte yandan taraf teşkilinin sağlanması ve koşullarının davanın başlangıcında değerlendirilmesi ve araştırılması gereken bir husustur. Davalı ... Karakaş davanın açıldığı tarihte ölü olduğuna göre anılan TMK.nun 28 ve Yargıtay’ın 4.5.1978 tarih 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dahili dava yoluyla taraf teşkili sağlanmak suretiyle hüküm kurulmuş bulunması anılan madde ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına aykırıdır.
Dahili davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 60.00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden dahili davalılara iadesine 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi
... ile ..., dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının kabulüne dair Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 09.05.2011 gün ve 79/312 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde; dava konusu 1799 sayılı parselin Hazine adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, vekil edeni tarafından tasarruf edildiğini, 25.7.1997 tarihli köy satım senediyle davalı ...’tan satın alındığını açıklayarak davalı ... tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalılar, (ölü Naim’in mirasçıları) davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, dahili davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK.nun 984 ve devamı maddelerinde yer alan ve çözümlenmesi gereken zilyetliğin korunması davasıdır. Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın zilyetliğinin vekil edeni tarafından davalı ...’tan satın aldığını bildirmiş, 20.4.2009 tarihli yargılama oturumunda ise dava dilekçesini tekrarladığını, ancak, davalının vefat ettiğini haricen öğrendiğini, mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve veraset belgesinin alınması için süre istediğini bildirmiş, mahkemece de verilen süre üzerine davalı ...’ın mirasçıları davaya dahil etmek suretiyle taraf teşkili sağladığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu 1799 sayılı parsel, hükmen 19.12.1997 tarihinde Hazine adına tapuya bağlandığı saptanmıştır.
Dosya arasında bulunan Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 2009/203 Esas ve 2009/184 Karar sayılı veraset belgesine göre, davalı ...’ın 31.3.1999 tarihinde öldüğü belirlenmiştir. Davanın açıldığı 18.2.2009 tarihinde davalı ...’in sağ olmadığı saptanmıştır. TMK.nun 28. maddesi uyarınca; kişilik ölümle son bulur. 4.5.1978 tarih ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca, ölü kişiye karşı dava açılamaz ve ölü kişi adına iptal ve tescile karar verilemez. Öte yandan taraf teşkilinin sağlanması ve koşullarının davanın başlangıcında değerlendirilmesi ve araştırılması gereken bir husustur. Davalı ... Karakaş davanın açıldığı tarihte ölü olduğuna göre anılan TMK.nun 28 ve Yargıtay’ın 4.5.1978 tarih 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dahili dava yoluyla taraf teşkili sağlanmak suretiyle hüküm kurulmuş bulunması anılan madde ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına aykırıdır.
Dahili davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 60.00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden dahili davalılara iadesine 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.