‹ Ana sayfa
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/168 K.2011/4683

Esas No: 2011/168 · Karar No: 2011/4683 · Karar Tarihi: 29.09.2011
Özet: (1) Davacı, 114 ada … ve … parsel sayılı taşınmazların 40 yılı aşkın süredir zilyetliğinde olduğunu iddia ederek tapu iptali ve tescil davası açtı; davalı ise taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında yer aldığını savundu. (2) Mahkeme, davacının delillerini yeterince değerlendirmeden ve zilyetliğin kanıtlanmasına izin vermeden dava reddine karar vererek, temyiz itirazını kabul etti ve önceki kararı bozup harç iadesi yaptı.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil

... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kozluk Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 27.09.2010 gün ve .../121 sayılı hükmün ...'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı dava dilekçesinde; 114 ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların malik sıfatıyla 40 yılı aşkın süredir zilyetliğinde iken kadastro çalışmaları sonucunda ... adına tespit ve tapuya tescil edildiğini bildirerek, taşınmazların tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... temsilcisi, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacının her türlü delile dayandığı ....05.2009 tarihli yargılama oturumunda tanıklarını bildirerek, keşif yapılması halinde, taşınmaz başında hazır edeceğini bildirdiği görülmüştür. Ne var ki, davacı tanıkları ....06.2010 tarihinde yapılan keşiften önce HUMK.nun 253 ve 258. maddeleri hükmü uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmamış ve keşif sırasında dinlenmemiştir. Maddi olaylardan sayılan zilyetliğin her türlü delille kanıtlanması mümkün bulunmaktadır. Bu halde mahkemece yapılacak iş, yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK.nun 258. maddesi hükmü uyarınca yeniden keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmaları, aynı Kanunun 259. maddesi uyarınca ve mümkün olduğunca taşınmaz başında yapılacak keşif yerinde dinlenilerek, zilyetliğin kim tarafından, ne kadar süredir ve nasıl sürdürüldüğü hususlarının ayrıntılı şekilde sorulup belirlenmesi, beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde aynı Kanunun 265. maddesi hükmü gözönünde tutularak çelişkinin giderilmesine çalışılması gerekir. Mahkemece, bu hususa dikkat edilmeden ve davacıya iddiasını ispat imkanı tanınmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve ...,... TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?