Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/6449 K.2018/12930
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 8. Ceza Dairesi, 2018/6449 E. ve 2018/12930 K. sayılı kararda 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunu işledikleri gerekçeyle açılan kamu davasını, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi ve CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşürerek, sanık hakkında kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nun 35/3. maddesinde belirtildiği üzere, yoklukta verilen hakim veya mahkeme kararlarının, ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü olarak bulunan kişiye bizzat tebliği yeterli olmayıp, kararın ayrıca kendisine okunup anlatılması da zorunludur. Bu durumda, tebliğe ilişkin belgede, kararın okunup anlatıldığına dair bir ibare bulunmaması sebebiyle, yapılan tebliğ işlemi usulsüz olmakla sanığın temyiz talebinin süresinde kabul edildiği ve sanığın temyizinin süre yönünden reddine dair ek kararların kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 07.09.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, emanette kayıtlı suç eşyasının 5237 sayılı TCK.nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine, 19.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nun 35/3. maddesinde belirtildiği üzere, yoklukta verilen hakim veya mahkeme kararlarının, ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü olarak bulunan kişiye bizzat tebliği yeterli olmayıp, kararın ayrıca kendisine okunup anlatılması da zorunludur. Bu durumda, tebliğe ilişkin belgede, kararın okunup anlatıldığına dair bir ibare bulunmaması sebebiyle, yapılan tebliğ işlemi usulsüz olmakla sanığın temyiz talebinin süresinde kabul edildiği ve sanığın temyizinin süre yönünden reddine dair ek kararların kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 07.09.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, emanette kayıtlı suç eşyasının 5237 sayılı TCK.nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine, 19.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.