Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/26322 K.2018/2680
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 13.03.2018 tarihli oybirliğiyle, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ve 321. maddesi uyarınca 206/268. TCK hükümlerine göre başkalarının kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu icra eden sanığa verilen el koyma hücumu durumunda yalan beyanda bulunma suçunun doğduğunu öne sürüp, hatalı hüküm kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığa meşruhatlı davetiye gönderilmiş bulunması karşısında, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiş olup,
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nun 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda; sanığa isnat olunan, idari yaptırım gerektiren trafik ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında müştekiye ait kimlik bilgilerinin kullanılmasından ibaret eylemin TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığa meşruhatlı davetiye gönderilmiş bulunması karşısında, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiş olup,
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nun 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda; sanığa isnat olunan, idari yaptırım gerektiren trafik ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında müştekiye ait kimlik bilgilerinin kullanılmasından ibaret eylemin TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.