‹ Ana sayfa
Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/19083 K.2017/14389

Esas No: 2017/19083 · Karar No: 2017/14389 · Karar Tarihi: 18.12.2017
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 5275 sayılı Kanun kapsamında tazyik/ disiplin hapsiyle tutulduğunda, TCK 292. maddesindeki firar suçunun oluşması için “hükümlü” olma şartının geçerli olup olmadığıdır. (2) Mahkeme, sanığın sadece tazyik/ disiplin hapsi içinde olduğunu, “hükümlü” tanımına girmediğini, dolayısıyla firar suçunun oluşmaması gerektiğini belirterek kararın onaylamasını hükmü kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hükümlü veya tutuklunun kaçması

HÜKÜM: Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, sübuta ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.12.2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ TCK.nın 292. maddesinde firar suçunun oluşabilmesi için sanığın tutuklu veya hükümlü statüsünde olması gerektiği belirtilmiştir. 5275 sayılı kanunda tazyik hapsi ya da disiplin hapsi olanlar, hükümlü kapsamında değerlendirilmiş ise de bu durum bu kişilerin infazının ne şekilde yapılacağına dair bir düzenlemedir. Kaldı ki bu kanunda ve diğer kanunlarda hükümlünün tanımı yapılmamıştır. Tazyik hapsi ya da disiplin hapsi olanlar diğer hükümlülerin işleyebileceği 5275 sayılı kanunun 97 ve 105/A-8 maddelerinde tanımlanan fiilleri işlemek suretiyle TCK.nın 292. maddesine göre cezalandırılmaları mümkün değildir. 5275 sayılı kanunun hükümlülere tanıdığı bir çok haktan (izin, koşullu salıverme, açık cezaevine ayırma gibi.) yararlanmaları da mümkün değildir. Ancak gerek doktrinde gerek uygulamada CMK.nın 223. maddesinden hareketle bir ceza mahkemesince suç olarak düzenlenen bir eylem nedeniyle mahkum olan ve mahkumiyet kararı hükmü kesinleşen kişi hükümlü olarak tanımlanagelmiştir. Ceza hukukunun temel prensiplerinden birisi kıyas yasağı ve genişletici yorum yasağıdır. TCK.nın 292. maddesinde belirtilen hükümlü kavramına bir suçtan hükümlü olanlar dışında cezaevinde kalması gerekenlerin de dahil edilmesi bu prensiplere aykırılık teşkil edecektir. Kanun koyucu, gözaltına alınanların, özel ceza infaz kurallarına uymayanların ve hatta tutuklanmak üzere haklarında yakalama kararı verilenlerin görevlerinin elinden kaçmasını dahi suç kapsamına almamıştır. Amaçsal yorum yapacak olursak bu kişilerin de evleviyetle bu madde kapsamına alınması düşünülebilir ki, bu kanun koyucunun yerine geçmek ve genişletici yorum yapmak sonucunu doğurur. Kanun koyucu isterse bu hususu maddeye bir cümle ekleyerek düzenlemeye dahil edebilir. Nitekim 5275 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu suçun temyiz incelemesinde görevli 4, 9 ve 16. Ceza Daireleri de benzer şekilde bir suç nedeniyle mahkum olanlar dışındakileri bu madde kapsamında değerlendirmemiştir. Sonuç olarak, sanığın hukuki durumu yani statüsü TCK.nın 292. maddesinde özgü suç olarak tanımlanan suçun faili kapsamında kalmamaktadır. Bu nedenle de bu sanığın eylemi suç kapsamına alınmadığından sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 18.12.2017

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?