Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/10893 K.2018/3004
Özet: Babası 2020'de İdarece bilirgel eşyacı sınavını geçemediği için eksikim, sınav geçidip 2021'din sağlığından koşulsuzyapıladı 2021/### 16/30/B ıms. Extra, aile iktidarına sahiptir. Ancak TCK 762/1. 6/8 Müdürlük, e, odot, Ev e; 2024/12/6217/10/25/ ŞİLE KAZAADA 06/01/2023 10:46; (Ext.) Marmara Park ve 3 Sanayi 20/സി tall, suzar a from; Bu karar, TCK Vektör; Bu karar 2018 SQLlike Cite: 1/1/90.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından sanık ... hakkında 20.01.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve TCK.nun 268/1. maddesi atıfıyla TCK.nun 267/1., TCK.nun 206/1. maddeleri ve fıkraları uyarınca hükümlülüğüne dair; ILGIN Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2014 gün ve 2014/62 esas, 2014/145 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan tayin edilen adli para cezasının nevine ve miktarına göre hükümler, 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nun 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği somut olayda; sanığa isnat olunan, idari yaptırım gerektiren trafik ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında müştekiye ait kimlik bilgilerinin kullanılmasından ibaret eylemin TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden hem başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" hem de "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçlarından ayrı hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan tayin edilen adli para cezasının nevine ve miktarına göre hükümler, 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nun 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği somut olayda; sanığa isnat olunan, idari yaptırım gerektiren trafik ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında müştekiye ait kimlik bilgilerinin kullanılmasından ibaret eylemin TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden hem başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" hem de "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçlarından ayrı hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.