Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/5249 K.2016/12409
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 06.06.2013 tarihli “6136 sayılı Yasaya aykırılık” suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının usulsüz olarak kesinleşip denetim süresinin başlamamış olması ve bu nedenle sonraki 18.09.2014 tarihli hüküm açıklama kararıyla ilgiliydi; mahkeme, tebligatın usulüne aykırı olduğunu tespit ederek 06.06.2013 kararını bozdu ve 18.09.2014 kararının hukuki değerden yoksun olduğunu belirterek temyiz hakkını reddetti.
6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık ... hakkında 06.06.2013 tarihli verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 6136 sayılı Yasanın 15/1-1 madde ve fıkrası uyarınca hükümlülüğüne ve müsadereye dair; ...
2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2014 gün ve 2014/265 esas, 2014/440 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi: Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı CMK.nun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağı belirtilmiş olup bu denetim süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlamaktadır. İncelemeye konu dosyada sanık hakkında 06.06.2013 tarihli karar ile 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yokluğunda verilen bu kararın sanığın mahkemede bildirdiği adresi yerine doğrudan MERNİS'te kayıtlı adresine 09.07.2013 günü tebliğ edilerek kesinleştirildiği, akabinde sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı anlaşılmış olup, sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara ilişkin tebligatın usulüne uygun olmadığı, bu nedenle kararın henüz kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.12.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(K.D.) KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 06.06.2013 tarihli kararın sanığın yokluğunda verildiği ve mahkemede bildirdiği adresi yerine Tebligat Kanunu’na aykırı olarak doğrudan MERNİS adresine tebligat yapılarak 17.07.2013 tarihinde usulsüz olarak kesinleştirildiği gözetildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 06.06.2013 tarihli kararın usulüne uygun olarak henüz kesinleşmediği, kesinleştiğinin kabulü ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle dosya ele alınarak hükmün açıklanmasına ilişkin verilen 18.09.2014 tarihli kararın hukuki değerden yoksun yok hükmünde olması nedeniyle temyizi kabil bir karar niteliğinde olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 06.06.2013 tarihli kararın kesinleşmesi hususunun mahallinde takdir ve ifasına karar verilmesi yerine, yerel mahkemenin yok hükmünde olması nedeniyle temyizi mümkün olmayan 18.09.2014 tarihli kararının bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 29.12.2016
2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2014 gün ve 2014/265 esas, 2014/440 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi: Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı CMK.nun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağı belirtilmiş olup bu denetim süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlamaktadır. İncelemeye konu dosyada sanık hakkında 06.06.2013 tarihli karar ile 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yokluğunda verilen bu kararın sanığın mahkemede bildirdiği adresi yerine doğrudan MERNİS'te kayıtlı adresine 09.07.2013 günü tebliğ edilerek kesinleştirildiği, akabinde sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı anlaşılmış olup, sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara ilişkin tebligatın usulüne uygun olmadığı, bu nedenle kararın henüz kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.12.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(K.D.) KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 06.06.2013 tarihli kararın sanığın yokluğunda verildiği ve mahkemede bildirdiği adresi yerine Tebligat Kanunu’na aykırı olarak doğrudan MERNİS adresine tebligat yapılarak 17.07.2013 tarihinde usulsüz olarak kesinleştirildiği gözetildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 06.06.2013 tarihli kararın usulüne uygun olarak henüz kesinleşmediği, kesinleştiğinin kabulü ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle dosya ele alınarak hükmün açıklanmasına ilişkin verilen 18.09.2014 tarihli kararın hukuki değerden yoksun yok hükmünde olması nedeniyle temyizi kabil bir karar niteliğinde olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 06.06.2013 tarihli kararın kesinleşmesi hususunun mahallinde takdir ve ifasına karar verilmesi yerine, yerel mahkemenin yok hükmünde olması nedeniyle temyizi mümkün olmayan 18.09.2014 tarihli kararının bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 29.12.2016
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.