‹ Ana sayfa
Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/3031 K.2016/10336

Esas No: 2016/3031 · Karar No: 2016/10336 · Karar Tarihi: 10.11.2016
Özet: Uyuşmazlık, sanığın genel güvenliği kasten ve taksirle tehlikeye sokacak şekilde yangın çıkarma, mala zarar verme ve bu eylemlerden dolayı beraat veya hüküm konulmasıyla ilgilidir; Mahkeme, sanığı genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde yangın çıkarma ve mala zarar verme suçlarından beraat ettirirken, taksirle tehlikeye sokacak şekilde yangına neden olma suçundan hüküm koyarak kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Genel güvenliği taksirle tehlikeye sokacak şekilde yangına neden olma, mala zarar verme ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde yangın çıkarma

HÜKÜM: Genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde yangın çıkarma ve mala zarar verme suçlarından beraat, genel güvenliği taksirle tehlikeye sokacak şekilde yangına neden olma suçundan hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Üst Cumhuriyet Savcısının 22.08.2014 havale tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
I- Katılan vekilinin sanık hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin oybirliğiyle ONANMA- SINA,
II- Sanık müdafii ve katılan vekilinin sanık hakkında genel güvenliği taksirle tehlikeye sokmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunlukları sadece kasten işlenen suçlarda uygulanabileceğinden tebliğnamedeki (2) no'lu bozma düşüncesi benimsenmemiştir.

Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinde kısa süreli hapis cezasının ''suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre'' adli para cezası ve seçenek yaptırımlara çevrilebileceği, 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinde de ''suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması'' halinde hapis cezasının ertelenebileceği hükmünün düzenlenmiş olması karşısında; bu hususlar irdelenip 5237 sayılı TCK.nun 50. ve 51. maddelerinin lehe seçenek yaptırımlar ve erteleme koşulları taşıdığı, ikisinin birlikte uygulanma olanağı yoksa da bunlardan birinin uygulanmasının mümkün olabileceği hususu da gözönüne alınarak 3 aydan fazla hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı TCK.nun 50. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?