Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/3605 K.2011/4088
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, suçun 6136 sayılı Yasayla uyuşmazlığından dolayı hem kanunların 102/4, 104/2 maddeleriyle hem de 223. maddeyle belirlenen zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanık hakkında açılan davayı bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 456/1, 457/1 (iki kez) ve 6136 sayılı Yasayanın 13/1 madde ve fıkraları uyarınca hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla, müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçların yasa maddesinde öngörülen cezaların türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), suça konu tabanca ve eklerinin müsaderesine, 31.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 456/1, 457/1 (iki kez) ve 6136 sayılı Yasayanın 13/1 madde ve fıkraları uyarınca hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla, müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçların yasa maddesinde öngörülen cezaların türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), suça konu tabanca ve eklerinin müsaderesine, 31.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.