Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/2298 K.2012/30673
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve kasten yaralama
**HÜKÜM:** Sanık ...'ın genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde ateş etme suçundan hükümlülüğüne ve erteleme;
Sanık ...'ın kasten yaralama suçundan beraati
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında, kızı ...'u yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan Cumhuriyet Savcısının eksik incelemeye ilişkin ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
2- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede ise;
Sanık ...'ın genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına karar verilip cezası ertelendiği halde hükmün gerekçesinde TCK.nun 53. maddesinin uygulanacağının belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş, sanık müdafiinin kararın tefhim edildiği duruşmada CMK.nun 231/6. madde ve fıkrasına göre hükmün açıklanmasını talep etmesi karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Sanığın kavga ortamında mağdurları korkutmak amacıyla silahla ateş etmekten ibaret eyleminin TCK.nun 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 170/1-c maddesi ile uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, C.Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 15.10.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 2011/2298 esas, 2012/30673 karar sayılı ilamında karşı düşüncede olduğum olay; sanığın genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçundan TCK.nun 170, 62 ve 51. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve erteleme ile sonuçlanan, sayın heyetin çoğunluğunun onanmasına karar verdiği hükümdür.
Kozan Asliye Ceza Mahkemesine hitaben yazılan 05.10.2009 tarihli iddianamede; “şüpheli ...'ın, adli emanetin 2009/35 sırasında kayıtlı, taşıma ruhsatlı baretta marka tabancası ile kavgayı ayırt etmek için havaya doğru iki el ateş ettiği” belirtilmiş, Kozan Asliye Ceza Mahkemesinin 29.07.2010 tarihli duruşmasında ise iddia makamı esas hakkındaki mütalaasında; “sanığın atılı suçtan cezalandırılmasını istemekle birlikte, sanığın kavgayı aralamak için havaya doğru iki el ateş ettiğini” açıklamış,
Mahkemenin oluş ve kabulüne göre de; sanık ...'ın, olay tarihinde evinin bahçesinde bulunduğu sırada, kız kaçırma nedeniyle komşuları olan pek çok kişinin ellerinde sopa ve odun parçalarıyla kavga ettikleri, birbirlerine vurdukları, bazılarının yaralı olduğu ve sanığın babası ...'ın da kavgaya karıştığını görünce üzerinde bulunan ruhsatlı silahıyla tanık beyanlarıyla da sabit olduğu üzere, kavgayı sona erdirmek amacıyla havaya üç el ateş ettiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafii mütalaya karşı; “müvekkilinin taşıma ruhsatlı tabancası ile durup dururken değil babası ...'ın ayırmaya çalıştığı kavga sebebi ile saldırıya uğraması sonucu kavganın dağılmasını ve sona ermesini temin maksadıyla ateş ettiğini ve Ceza Kanununun 25. maddesi anlamında meşru savunma ve zaruret halinin bulunduğunu bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiğini” ileri sürmüştür.
Tüm dosya kapsamı, müşteki sanıklar; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., müştekiler ... ve ...'un ifadeleri, tanık beyanları ve mahkemenin kabulüne göre sabıkasız olan sanığın; sonu yaralamayla biten sopalı kavgaya karışan babası ... ile komşularını kavganın daha vahim neticelerinden korumak için evinin bahçesinden havaya üç el ateş etmesinden ibaret olayda, zaruret hali gözetildiğinde “genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme veya silahla tehdit” kastının bulunmadığı düşünülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; sanık ...'ın beraatine karar verilmesi veya söz konusu delillerin beraat kararı için yeterli kabul edilmemesi durumunda ise; olayın tanıkları durumunda bulunan ve mahkemece dinlenmeyen ... ve ...'un da ifadelerine başvurularak sanığın hukuki durumunun bu eksiklikler giderildikten sonra değerlendirilmesi gerekirken sayın çoğunluğun ''sanığın eyleminin TCK.nun 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit suçunu oluşturduğu'' yönündeki bozma kararına katılmıyorum.
SUÇ : Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve kasten yaralama
**HÜKÜM:** Sanık ...'ın genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde ateş etme suçundan hükümlülüğüne ve erteleme;
Sanık ...'ın kasten yaralama suçundan beraati
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında, kızı ...'u yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan Cumhuriyet Savcısının eksik incelemeye ilişkin ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
2- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede ise;
Sanık ...'ın genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına karar verilip cezası ertelendiği halde hükmün gerekçesinde TCK.nun 53. maddesinin uygulanacağının belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş, sanık müdafiinin kararın tefhim edildiği duruşmada CMK.nun 231/6. madde ve fıkrasına göre hükmün açıklanmasını talep etmesi karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Sanığın kavga ortamında mağdurları korkutmak amacıyla silahla ateş etmekten ibaret eyleminin TCK.nun 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 170/1-c maddesi ile uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, C.Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 15.10.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 2011/2298 esas, 2012/30673 karar sayılı ilamında karşı düşüncede olduğum olay; sanığın genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçundan TCK.nun 170, 62 ve 51. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve erteleme ile sonuçlanan, sayın heyetin çoğunluğunun onanmasına karar verdiği hükümdür.
Kozan Asliye Ceza Mahkemesine hitaben yazılan 05.10.2009 tarihli iddianamede; “şüpheli ...'ın, adli emanetin 2009/35 sırasında kayıtlı, taşıma ruhsatlı baretta marka tabancası ile kavgayı ayırt etmek için havaya doğru iki el ateş ettiği” belirtilmiş, Kozan Asliye Ceza Mahkemesinin 29.07.2010 tarihli duruşmasında ise iddia makamı esas hakkındaki mütalaasında; “sanığın atılı suçtan cezalandırılmasını istemekle birlikte, sanığın kavgayı aralamak için havaya doğru iki el ateş ettiğini” açıklamış,
Mahkemenin oluş ve kabulüne göre de; sanık ...'ın, olay tarihinde evinin bahçesinde bulunduğu sırada, kız kaçırma nedeniyle komşuları olan pek çok kişinin ellerinde sopa ve odun parçalarıyla kavga ettikleri, birbirlerine vurdukları, bazılarının yaralı olduğu ve sanığın babası ...'ın da kavgaya karıştığını görünce üzerinde bulunan ruhsatlı silahıyla tanık beyanlarıyla da sabit olduğu üzere, kavgayı sona erdirmek amacıyla havaya üç el ateş ettiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafii mütalaya karşı; “müvekkilinin taşıma ruhsatlı tabancası ile durup dururken değil babası ...'ın ayırmaya çalıştığı kavga sebebi ile saldırıya uğraması sonucu kavganın dağılmasını ve sona ermesini temin maksadıyla ateş ettiğini ve Ceza Kanununun 25. maddesi anlamında meşru savunma ve zaruret halinin bulunduğunu bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiğini” ileri sürmüştür.
Tüm dosya kapsamı, müşteki sanıklar; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., müştekiler ... ve ...'un ifadeleri, tanık beyanları ve mahkemenin kabulüne göre sabıkasız olan sanığın; sonu yaralamayla biten sopalı kavgaya karışan babası ... ile komşularını kavganın daha vahim neticelerinden korumak için evinin bahçesinden havaya üç el ateş etmesinden ibaret olayda, zaruret hali gözetildiğinde “genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme veya silahla tehdit” kastının bulunmadığı düşünülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; sanık ...'ın beraatine karar verilmesi veya söz konusu delillerin beraat kararı için yeterli kabul edilmemesi durumunda ise; olayın tanıkları durumunda bulunan ve mahkemece dinlenmeyen ... ve ...'un da ifadelerine başvurularak sanığın hukuki durumunun bu eksiklikler giderildikten sonra değerlendirilmesi gerekirken sayın çoğunluğun ''sanığın eyleminin TCK.nun 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit suçunu oluşturduğu'' yönündeki bozma kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.