Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/5330 K.2012/34312
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın kamuoyuna yönelik şiddet içermeyen, yalnızca eleştirel ifadelerle toplumsal hoşa gitmeyen görüşlerini ifade etmesi nedeniyle “Halkı kin ve düşmanlığı alenen tahrik etme” suçunu oluşturmadığını belirterek, beni cumhurbaşkanından sonra kararına beraat yeniden kabul ettirir ve 14.11.2012 tarihli kararını onaylar.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Halkı kin ve düşmanlığı alenen tahrik etme
HÜKÜM: Beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 13, 14, 25, 26 ve AİHS'nin 9/2, 10/2, 17. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde Devlet yahut halkın bir bölümü için rahatsız edici, hoşa gitmeyen, kural dışı, endişe verici, fakat şiddet ve şiddet kışkırtıcılığı içermeyen nitelikteki sözler de ifade hürriyeti kapsamındadır.
Somut olayda, sanığın il başkanı olduğu partisi adına yaptığı basın açıklamasında Türk Silahlı Kuvvetlerinin yaptığı bir sınır ötesi operasyon ve hükümetin politikaları eleştirilmektedir. Şiddeti, silahlı direnmeyi veya ayaklanmayı teşvik eden ifadelerin kullanılmadığı, işlenen bir suçu yahut işlediği suç nedeniyle kişiyi övücü nitelikte bulunmayan, yukarıda belirtildiği şekilde düşüncelerini açıklayan sanığın eyleminde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 90/5. maddesi uyarınca uygulanması gereken Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Skaka/ Polonya– 27 Mayıs 2003; Korku/Türkiye–23 Eylül 2003 tarihli kararları da gözetildiğinde isnad olunan suçun yasal unsurları oluşmadığından,
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, C. Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün (ONANMASINA), 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Halkı kin ve düşmanlığı alenen tahrik etme
HÜKÜM: Beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 13, 14, 25, 26 ve AİHS'nin 9/2, 10/2, 17. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde Devlet yahut halkın bir bölümü için rahatsız edici, hoşa gitmeyen, kural dışı, endişe verici, fakat şiddet ve şiddet kışkırtıcılığı içermeyen nitelikteki sözler de ifade hürriyeti kapsamındadır.
Somut olayda, sanığın il başkanı olduğu partisi adına yaptığı basın açıklamasında Türk Silahlı Kuvvetlerinin yaptığı bir sınır ötesi operasyon ve hükümetin politikaları eleştirilmektedir. Şiddeti, silahlı direnmeyi veya ayaklanmayı teşvik eden ifadelerin kullanılmadığı, işlenen bir suçu yahut işlediği suç nedeniyle kişiyi övücü nitelikte bulunmayan, yukarıda belirtildiği şekilde düşüncelerini açıklayan sanığın eyleminde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 90/5. maddesi uyarınca uygulanması gereken Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Skaka/ Polonya– 27 Mayıs 2003; Korku/Türkiye–23 Eylül 2003 tarihli kararları da gözetildiğinde isnad olunan suçun yasal unsurları oluşmadığından,
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, C. Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün (ONANMASINA), 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.