Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/4127 K.2012/12982
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık, kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükümlülük ve müsadereye; kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından beraatine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
2- Sanık hakkında kasten yaralama ve görevli memura direnme suçlarından kurulan hükme yönelik temyizlere gelince:
Oluşa, tutanaklara ve tüm dosya kapsamına göre; çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma suçundan aranmakta olan sanığın, aracının yanında bekleşen ve kendilerini tanıtan polis memurlarını görmesi üzerine kaçmaya çalıştığı, görevli memurların kendisini kollarından tutmaya çalıştıkları, ancak sanığın mukavemet gösterdiği ve belinde bulunan tabancayı çıkarmak isteği sırada polis memurlarının elini tutarak engel olmaya çalışmalarına rağmen silahı ateşleyerek katılanların basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK.nun 265/1-4, 43. maddelerine uyan birden fazla görevli memura gögörevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mahkumiyeti yerine yazılı biçimde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, o yer C. Savcısının ile katılan ... müdafii ve katılan ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 17.04.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE: Güvenlik görevlilerince gerçekleştirilen bir operasyonda polisleri görünce kaçmaya çalışan sanık ... 'ın görevli 3-4 polis memuru tarafından sıkıca yakalanarak sol koluna kelepçe takılıp etkisiz hale getirilmesinden sonra pantolonunun beline soktuğu ve sağ eli ile kabzasından kavradığı tabancanın katılan ... tarafından belinden çıkartılmaya çalışıldığı esnada dolu tabancanın patlaması sonucu sanığın pantolonunu delip geçen merminin katılan ...'un sağ el iki parmağını yaraladıktan sonra diğer polis memurunun topuğuna saplanması ile sonuçlanan olayda;
a) Bele takılı silahın iddia edildiği gibi sanığın görevli memurları yaralama kastı ile hedef gözeterek ateş etmesinin olanaklı bulunmaması,
b) Tabancanın sanığın eylemi sonucu mu yoksa tabancayı sanığın belinden çıkarmak isteyen katılan ... yada diğer görevlilerin müdahalesi sonucunda mı patladığının kesin olarak anlaşılamaması,
c) Sanık tarafından görevin engellenmesi amacıyla cebir veya tehditte bulunulduğunun kanıtlanamamış olması,
Karşısında; yerel mahkemece deliller takdir edilerek "görevliye direnme" ve "yaralama" suçlarından kurulan beraat hükümlerinde bir isabetsizlik bulunulmadığından, hükümlerin onanması gerektiği görüşü ile çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık, kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükümlülük ve müsadereye; kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından beraatine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
2- Sanık hakkında kasten yaralama ve görevli memura direnme suçlarından kurulan hükme yönelik temyizlere gelince:
Oluşa, tutanaklara ve tüm dosya kapsamına göre; çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma suçundan aranmakta olan sanığın, aracının yanında bekleşen ve kendilerini tanıtan polis memurlarını görmesi üzerine kaçmaya çalıştığı, görevli memurların kendisini kollarından tutmaya çalıştıkları, ancak sanığın mukavemet gösterdiği ve belinde bulunan tabancayı çıkarmak isteği sırada polis memurlarının elini tutarak engel olmaya çalışmalarına rağmen silahı ateşleyerek katılanların basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK.nun 265/1-4, 43. maddelerine uyan birden fazla görevli memura gögörevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mahkumiyeti yerine yazılı biçimde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, o yer C. Savcısının ile katılan ... müdafii ve katılan ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 17.04.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE: Güvenlik görevlilerince gerçekleştirilen bir operasyonda polisleri görünce kaçmaya çalışan sanık ... 'ın görevli 3-4 polis memuru tarafından sıkıca yakalanarak sol koluna kelepçe takılıp etkisiz hale getirilmesinden sonra pantolonunun beline soktuğu ve sağ eli ile kabzasından kavradığı tabancanın katılan ... tarafından belinden çıkartılmaya çalışıldığı esnada dolu tabancanın patlaması sonucu sanığın pantolonunu delip geçen merminin katılan ...'un sağ el iki parmağını yaraladıktan sonra diğer polis memurunun topuğuna saplanması ile sonuçlanan olayda;
a) Bele takılı silahın iddia edildiği gibi sanığın görevli memurları yaralama kastı ile hedef gözeterek ateş etmesinin olanaklı bulunmaması,
b) Tabancanın sanığın eylemi sonucu mu yoksa tabancayı sanığın belinden çıkarmak isteyen katılan ... yada diğer görevlilerin müdahalesi sonucunda mı patladığının kesin olarak anlaşılamaması,
c) Sanık tarafından görevin engellenmesi amacıyla cebir veya tehditte bulunulduğunun kanıtlanamamış olması,
Karşısında; yerel mahkemece deliller takdir edilerek "görevliye direnme" ve "yaralama" suçlarından kurulan beraat hükümlerinde bir isabetsizlik bulunulmadığından, hükümlerin onanması gerektiği görüşü ile çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.