Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/15830 K.2011/5480
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu: Köy hükmi şahsiyetine ait yola tecavüz suçundan sanıkların 60 TL adli para cezası ve 14 Haziran 1999 ile 15 Temmuz 2010 tarihleri arasında dolanmış 7,5 yıllık dava zamanaşımı süresi. (2) Mahkemenin sonucu: Yüksek Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebi reddedildi; hüküm temyiz edilmeden kesinleşmediği için karar bozulmadı ve davanın devam etmesi gerektiğine karar verildi.
İhbarname No: KYB-2010/297261
Köy hükmi şahsiyetine ait yola tecavüz suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 513/2-1, 522, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince ayrı ayrı 60,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair (SİVAS) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2010 tarihli ve 2005/728 esas, 2010/524 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Mahkumiyete konu suçun kanunda öngörülen cezasının nev'i ve süresine göre, suçun işlendiği 14.06.1999 ile kararın verildiği 15.07.2010 tarihleri arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7,5 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolmuş bulunduğu cihetle, davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.11.2010 gün ve 68970 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 02.12.2010 gün ve KYB-2010/297261 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
CMK.nun 309. maddesi uyarınca kesin olan veya temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulması olanaklı olup sanıklar hakkında 765 sayılı TCK.nun 513/2, 522. maddeleri uyarınca tayin olunan 20'şer gün hapis cezalarının 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca para cezasına çevrildiğinin anlaşılması ve hükmün mahkeme kararında belirtildiği şekilde kesin olmayıp 647 sayılı Yasanın 4/4. maddesi uyarınca temyize tabi olması karşısında, Anayasanın 40/2, CMK.nun 34/2, 232/6. maddeleri uyarınca sanıklara kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii ve başvuru şeklini gösterir açıklamalı davetiye tebliği olunarak hükmün temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceğinden kesinleşmeyen hükme yönelik Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteminin reddine, tebligat eksikliğinin mahallinde giderilerek sonucuna göre gereğinin yerine getirilmesine, 23.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Köy hükmi şahsiyetine ait yola tecavüz suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 513/2-1, 522, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince ayrı ayrı 60,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair (SİVAS) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2010 tarihli ve 2005/728 esas, 2010/524 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Mahkumiyete konu suçun kanunda öngörülen cezasının nev'i ve süresine göre, suçun işlendiği 14.06.1999 ile kararın verildiği 15.07.2010 tarihleri arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7,5 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolmuş bulunduğu cihetle, davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.11.2010 gün ve 68970 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 02.12.2010 gün ve KYB-2010/297261 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
CMK.nun 309. maddesi uyarınca kesin olan veya temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulması olanaklı olup sanıklar hakkında 765 sayılı TCK.nun 513/2, 522. maddeleri uyarınca tayin olunan 20'şer gün hapis cezalarının 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca para cezasına çevrildiğinin anlaşılması ve hükmün mahkeme kararında belirtildiği şekilde kesin olmayıp 647 sayılı Yasanın 4/4. maddesi uyarınca temyize tabi olması karşısında, Anayasanın 40/2, CMK.nun 34/2, 232/6. maddeleri uyarınca sanıklara kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii ve başvuru şeklini gösterir açıklamalı davetiye tebliği olunarak hükmün temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceğinden kesinleşmeyen hükme yönelik Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteminin reddine, tebligat eksikliğinin mahallinde giderilerek sonucuna göre gereğinin yerine getirilmesine, 23.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.