Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/15006 K.2012/10332
Özet: (1) Sanığın işyerine kendini korumak amacıyla tabanca getirmesi ve bu eylemin 6136 sayılı yasaya aykırı suçu oluşturması; (2) Mahkeme, sanığa 5 gün adli para cezası vererek eksik cezayı tamamlamış ve kararını bozma gerekmediğine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın suça konu tabancayı kendini korumak için işyerine getirdiğini beyan etmesi karşısında; eylemin, 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesindeki suçu oluşturduğu anlaşıldığından; tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanık hakkında suç tarihi itibarıyla 5252 sayılı Yasanın 5/2. maddesi uyarınca 450 TL adli para cezası verilmesi gerekirken, 5 gün adli para cezası verilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde, öncelikle uygulanacak, koşulların bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümlerin uygulanmasının değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir.
Somut olayda da; öncelikle daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işleyemeyeceği hususu yasal gerekçe ile tartışılıp uygulanmaması yönünde bir kanaate ulaşıldığı taktirde ise, cezanın diğer kişiselleştirilmesi konularında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet hükmünün para cezasına çevrildiği gerekçesiyle CMK.nun 231/6. maddesindeki koşullara dayanılmadan yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nda cezaların toplanmasına dair bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, hapisten çevrilen adli para cezası ile doğrudan verilen adli para cezasının toplanması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın suça konu tabancayı kendini korumak için işyerine getirdiğini beyan etmesi karşısında; eylemin, 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesindeki suçu oluşturduğu anlaşıldığından; tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanık hakkında suç tarihi itibarıyla 5252 sayılı Yasanın 5/2. maddesi uyarınca 450 TL adli para cezası verilmesi gerekirken, 5 gün adli para cezası verilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde, öncelikle uygulanacak, koşulların bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümlerin uygulanmasının değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir.
Somut olayda da; öncelikle daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işleyemeyeceği hususu yasal gerekçe ile tartışılıp uygulanmaması yönünde bir kanaate ulaşıldığı taktirde ise, cezanın diğer kişiselleştirilmesi konularında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet hükmünün para cezasına çevrildiği gerekçesiyle CMK.nun 231/6. maddesindeki koşullara dayanılmadan yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nda cezaların toplanmasına dair bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, hapisten çevrilen adli para cezası ile doğrudan verilen adli para cezasının toplanması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.