‹ Ana sayfa
Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/12567 K.2011/10230

Esas No: 2010/12567 · Karar No: 2011/10230 · Karar Tarihi: 28.09.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumunda çalışan sanıkların 0‑6 yaş çocuklara işkence, eziyet ve kötü muamele uygulaması iddialarıdır; Mahkeme, sanıkların 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca suçlu bulunduğunu, cezalarını hükmederek temyiz itirazlarını reddettiğini belirledi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: İşkence ve eziyet

HÜKÜM: Sanıklar ... ve ...'nın 5237 sayılı TCK.nun 96/2-a, 43/1-2, 62/1, 53/1-2-3, 63 ve sanık ...'in 765 sayılı TCK'nun 477, 59/2 madde ve fıkraları uyarınca hükümlülüklerine, sanıklar ... ve ...'nin üzerine atılı suçlardan beraatlerine

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Hükmolunan ceza sürelerine göre sanıklar ... ve ... müdafiilerinin ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMUK. nun 318. maddesi uyarınca istem gibi oybirliğiyle reddine,

Tüm sanıklar yönünden dosya üzerinde yapılan incelemede;

05.01.2010 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunan hükmü, CMUK.nun 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 05.02.2010 günü temyiz eden katılanlar ..., ..., ... ve ... vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince oybirliğiyle (REDDİNE),

2- Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle sanıklar ... ve ... ... haklarında verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılan vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi oybirliğiyle (ONANMASINA),

3- C. Savcısının, katılanlar vekillerinin ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyizlerine gelince;

İnsanlık dışı ve kötü muamelelerin insanların bedenlerinde ve ruhunda oluşturduğu tahribat nazara alınarak, işkence, fena muamele ve eziyet fiilleri yasaklanmıştır.

Türkiye’nin üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca 10 Aralık 1948 tarihinde ilan edilen “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin” 5, 4 Kasım 1950 tarihli “İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin” 3, 10 Şubat 1984 tarihli “İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler sözleşmesinin” 1. maddesinde işkence yasaklanmıştır.

AİHM, birçok kararında; İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 1. maddesinde yapılan tanımı kabul etmiştir. Bu hükme göre işkence “bir şahsa veya bir üçüncü şahsın işlediği veya işlediğinden şüphe edilen bir fiil sebebiyle, cezalandırmak amacıyla, bilgi veya itiraf elde etmek için veya ayırım gözeten herhangi bir sebep dolayısıyla bir kamu görevlisinin veya bu sıfatla hareket eden bir başka şahsın teşviki veya rızası veya muvafakatıyla uygulanan fiziki veya manevi ağır acı veya ızdırap veren bir fiil anlamına gelir.”

T.C Anayasasının 17/3. maddesi ile yasaklanan işkence suçu kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü bir suçtur. Kamu görevlisi ise 5237 sayılı TCK.nun 6/1-c maddesinde “… kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanmıştır.

Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması işkence suçunu oluşturmaktadır. İşkenceyi oluşturan fiiller ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmelidir.

Özgü bir suç olmayıp herkes tarafından işlenebilen eziyet suçu ise, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan, acı çekme ve aşağılanmaya yol açan davranışlardır. Eziyeti oluşturan fiiller ani değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmelidir. İşkence suçundan farkı, failin kamu görevlisi olmayıp herkes tarafından işlenebilmesidir. (..., 5237 sayılı Yasa Kapsamında Ceza Hukuku Özel Hükümleri, c-4, sh. 958-995)

Kötü muamele ise, idaresi altında bulunan veya bakmakla görevli olunan kişiye karşı terbiye hakkından ... disiplin yetkisinin kötüye kullanılmasıdır.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna ait 0-6 yaş çocuk yuvasında çalışan sanıkların, yuvada kalan çocuklara kötü muamelede bulunduklarının kabulü ile 5237 sayılı TCK.nun 96/2, 43 ve 765 sayılı TCK.nun 477. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilen olayda;

a- Temizlik firması elemanı olan bir kısım sanıklarla kurumda kadrolu hizmetli olan sanıklar ve hemşire ile eğiticinin görevlerinin ne olduğu, bakıcı anne olarak çalışıp çalışamayacakları, çocuklara banyo yaptırma, uyutma görevlerinin olup olmadığı, görevlendirme yazıları ve buna bağlı olarak kamu görevlisi sayılıp sayılmayacakları tespit olunarak sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eziyet suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,

b- Şahıslar aleyhindeki suçlarda teselsül hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin 04.12.1929 gün 26/20 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile sanıklara yüklenen suçların niteliği gözetilerek, her bir sanığın hangi mağdur veya mağdurlara karşı yüklenen fiilleri işlediği saptanıp, suçun mağdur sayısınca oluşacağı nazara alınmadan TCK.nun 43. maddesinin uygulanması,

c- Sanıklardan ...'un 16.04.2004 tarihinde emekli olması, sanık ...’ın emekli olduğunu beyan etmesi, sanıklar ... ile ...’in 2004 yılında çalıştıklarını belirtmeleri karşısında, sanıkların hangi tarihlerde görev yaptıkları araştırılarak suç tarihi ve sıfatlarının tespiti ile suçun 01.06.2005 gününden önce işlenmesi halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca karşılaştırma yapılmak suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden suçların 2005 yılında işlendiği kabul olunarak 5237 sayılı Yasa ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,

d- Sanık ...’in 3-4 yaş grubu çocukların bakımından sorumlu olup, suçun 0-2 yaş grubunda görevli ... tarafından işlendiğine ilişkin savunma ve tanık Ülkü’nün duruşmadaki beyanları gözetilerek 0-2 yaş grubunda ... isminde bir başka görevlinin bulunup bulunmadığı, sanığın olay tarihlerinde bu yaş grubu için görevlendirilip görevlendirilmediği ve sıfatı belirlenerek sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Yasaya aykırı, C. Savcısının, katılanlar vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeblerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 28.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?