Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/7743 K.2010/10588
Özet: Kaza sahasında kuru-sıkı tabanca ile yerleşik yerde ateş eden sanığın, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/1. maddesi kapsamında gürültü oluşturma suçuna işlediği tespit edilip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-c maddesi uyarınca ceza verilemeyeceği, bu nedenle Sanatçı tabancanın iadesi yerine kullak ve mülkiyetin kamuya geçişi söz konusu olamaz pozisyonunda müsade verilerek karar verilmiş ve Üst Cumhuriyet Savcısı temyiz itirazı kabul edilerek karar bozulmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ateşlenebilen bir silahın işlevine uygun ve sonuç doğurmaya elverişli bulunmayan "kuru-sıkı" olarak tabir edilen tabanca ile yerleşik yerde ateş etme şeklindeki eylem, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve anılan Kabahatler Kanununun 18/1. madde ve fıkrası hükmü gözönüne alındığında mülkiyetin kamuya geçirilmesi de mümkün olmadığından kuru-sıkı tabancanın sanığa iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ateşlenebilen bir silahın işlevine uygun ve sonuç doğurmaya elverişli bulunmayan "kuru-sıkı" olarak tabir edilen tabanca ile yerleşik yerde ateş etme şeklindeki eylem, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve anılan Kabahatler Kanununun 18/1. madde ve fıkrası hükmü gözönüne alındığında mülkiyetin kamuya geçirilmesi de mümkün olmadığından kuru-sıkı tabancanın sanığa iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.