Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/17991 K.2012/19995
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların TCK 58/6, 5237 sayılı TCK 53/54 maddelerine göre cezalarının infaz rejimi ve hak yoksunluğu konularında yapılan mahkumiyet kararlarının usul ve içerik hatalarından kaynaklanmaktadır. (2) Mahkeme, sanıkların hapis cezasının asgari hadden yerine tam hüküm, velayet hakkı ve diğer haklardan yoksun bırakılması, sahte paraların Merkez Bankasına gönderilmesi gibi eksiklikleri düzelterek mahkumiyet kararlarını oybirliğiyle onaylayıp gerekli usulsel düzeltmeleri yapmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Parada sahtecilik
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında TCK.nun 58/6. madde ve fıkrasına aykırı olarak hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulan- masına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelen- mesinde:
Kasıtlı suçtan sabıkası bulunan ve hakkında CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan ka- naat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanığın, maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerineki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan ko- şullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın in- fazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine gelince:
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde temel ceza tayin edilirken hapis cezasının asgari hadden tayin edilmesine karşın, aynı gerekçe ile adli para cezasına esas alınan gün birim sayısının alt haddin üzerinde tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
2- Sanık ... müdafiinin 08.05.2007 tarihli celsede sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması yönündeki talebinin TCK.nun 50. maddesinin uygulanmasını da kapsadığı gözetilmeden, bu hususta olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanıkların, mad- denin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıve- rilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Suça konu sahte paraların 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verildikten sonra 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 17. maddesi uyarınca çıkarılan Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönet- melik'in 16. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere T.C. Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, “arşive konulması için” T.C. Merkez Bankasına gön- derilmesine denilmesi,
5- Sanıklar ... ve ... hakkında hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması zo- runluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanık ... ... ... nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 11.06.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KISMEN KARŞI DÜŞÜNCE: 30.06.1995 gün ve 1/1, sayılı İBK kararı ile CGK'nun pek çok kararında ayrıntılı olarak vurgulandığı gibi "kazanılmış hak" sadece sonuç ceza yönünden söz konusu edilebilecek bir husustur. Güvenlik tedbirleri ceza olma- yıp mahkumiyetin doğal sonucu olarak hükmedilmesi gereken tedbirler olduğundan ve infaza ilişkin bulunduklarından kararda gösterilmese dahi yasa gereği infazda re'sen dik- kate alınacaklarından kazanılmış hakka konu edilemeyeceklerinden hakkında TCK.nun 58. maddesi uygulanarak sanığa denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olması kazanılmış hak teşkil etmediğinden kararın başındaki eleştiriye katılmıyorum.
SUÇ: Parada sahtecilik
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında TCK.nun 58/6. madde ve fıkrasına aykırı olarak hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulan- masına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelen- mesinde:
Kasıtlı suçtan sabıkası bulunan ve hakkında CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan ka- naat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanığın, maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerineki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan ko- şullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın in- fazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine gelince:
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde temel ceza tayin edilirken hapis cezasının asgari hadden tayin edilmesine karşın, aynı gerekçe ile adli para cezasına esas alınan gün birim sayısının alt haddin üzerinde tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
2- Sanık ... müdafiinin 08.05.2007 tarihli celsede sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması yönündeki talebinin TCK.nun 50. maddesinin uygulanmasını da kapsadığı gözetilmeden, bu hususta olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanıkların, mad- denin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıve- rilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Suça konu sahte paraların 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verildikten sonra 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 17. maddesi uyarınca çıkarılan Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönet- melik'in 16. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere T.C. Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, “arşive konulması için” T.C. Merkez Bankasına gön- derilmesine denilmesi,
5- Sanıklar ... ve ... hakkında hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması zo- runluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanık ... ... ... nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 11.06.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KISMEN KARŞI DÜŞÜNCE: 30.06.1995 gün ve 1/1, sayılı İBK kararı ile CGK'nun pek çok kararında ayrıntılı olarak vurgulandığı gibi "kazanılmış hak" sadece sonuç ceza yönünden söz konusu edilebilecek bir husustur. Güvenlik tedbirleri ceza olma- yıp mahkumiyetin doğal sonucu olarak hükmedilmesi gereken tedbirler olduğundan ve infaza ilişkin bulunduklarından kararda gösterilmese dahi yasa gereği infazda re'sen dik- kate alınacaklarından kazanılmış hakka konu edilemeyeceklerinden hakkında TCK.nun 58. maddesi uygulanarak sanığa denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olması kazanılmış hak teşkil etmediğinden kararın başındaki eleştiriye katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.