Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/11662 K.2011/13192
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların belirli parsellerde tecavüz suçlarından hükümlü veya beraat edilmesi konusundaki yargı kararıyla ilgilidir; mahkeme, 197/2 ve 1374/4 nolu parsellere tecavüzden hüküm verirken 1249/2 nolu parse için beraat eder. Mahkemenin sonucu olarak, sanıkların bazıları (……) için 7 yıl 6 aylık hapis cezası verilirken, diğerleri ve belirli parsellerdeki suçlardan beraat edilir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM: Sanık ...'ın 197/2 ve 1374/4 nolu parsellere tecavüz suçundan hükümlülüğüne; 1249/2 nolu parsele tecavüz suçundan beraatine; sanıklar ..., ..., ... ve ...'in beraatlerine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; dosyadaki bilgi ve belgelerden sanıkların el attıkları yerlerin mera olduğunu 2001 yılında öğrendikten sonra bu yere el atmaya son verdikleri anlaşılmakla, temadinin kesildiği bu tarih itibariyle sanıklar ..., ..., ... ve ...’e yüklenen suçların yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönler incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek oybirliğiyle (DÜŞÜRÜLMESİNE),
2- Katılan vekilinin, sanık ... hakkında verilen hükümlere yöne yönelik temyizine gelince:
Tebliğnamenin tebliğine ilişkin 05.07.2011 tarihli tebligat parçasında sanığın öldüğünün bildirildiği anlaşılmakla, sanığa ait nüfus kaydı celpedilip sonucuna göre hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM: Sanık ...'ın 197/2 ve 1374/4 nolu parsellere tecavüz suçundan hükümlülüğüne; 1249/2 nolu parsele tecavüz suçundan beraatine; sanıklar ..., ..., ... ve ...'in beraatlerine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; dosyadaki bilgi ve belgelerden sanıkların el attıkları yerlerin mera olduğunu 2001 yılında öğrendikten sonra bu yere el atmaya son verdikleri anlaşılmakla, temadinin kesildiği bu tarih itibariyle sanıklar ..., ..., ... ve ...’e yüklenen suçların yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönler incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek oybirliğiyle (DÜŞÜRÜLMESİNE),
2- Katılan vekilinin, sanık ... hakkında verilen hükümlere yöne yönelik temyizine gelince:
Tebliğnamenin tebliğine ilişkin 05.07.2011 tarihli tebligat parçasında sanığın öldüğünün bildirildiği anlaşılmakla, sanığa ait nüfus kaydı celpedilip sonucuna göre hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.