Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/9747 K.2010/10517
Özet: Uyuşmazlık, 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme suçundan dolayı sanığın hapis cezasının uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin yasal hükümler (5237 sayılı TCK) çerçevesinde değerlendirilmiştir. Mahkeme, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, pişmanlık gösterip göstermediği gibi hususları yeterince incelemeden 62., 50., 51. ve 53/1. maddelerin uygulanmasını reddederek hapis cezasının bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenmeden, "sanığa verilen cezadan başkaca artırma ve eksi Itme yapılmasına takdiren yer olmadığına" denilmek suretiyle yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulanmaması,
2- Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumları, suçun işlenmesindeki özellikler ile yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği irdelenmeden, yasal ve yeterli gerekçe göstermeksizin hakkında 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği ve dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemece oluşan kanaata yer verilmeden, sanığın geçmişi ve suç işleme eğilimi nazara alınarak aynı yasanın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmolunması,
3- 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sanığın c bendinde sayılan haklardan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait haklardan koşullu salıverilmeye kadar yoksun bırakılacağının gözetilmemesi,
4- 5237 sayılı TCK.nunda içtima hükümlerinin düzenlenmemiş olduğu, bu nedenle sanık hakkında hükmedilen hapis cezaları ile adli para cezasının içtima ettirilemeyeceği ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinin infaz aşamasında düşünülmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenmeden, "sanığa verilen cezadan başkaca artırma ve eksi Itme yapılmasına takdiren yer olmadığına" denilmek suretiyle yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulanmaması,
2- Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumları, suçun işlenmesindeki özellikler ile yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği irdelenmeden, yasal ve yeterli gerekçe göstermeksizin hakkında 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği ve dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemece oluşan kanaata yer verilmeden, sanığın geçmişi ve suç işleme eğilimi nazara alınarak aynı yasanın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmolunması,
3- 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sanığın c bendinde sayılan haklardan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait haklardan koşullu salıverilmeye kadar yoksun bırakılacağının gözetilmemesi,
4- 5237 sayılı TCK.nunda içtima hükümlerinin düzenlenmemiş olduğu, bu nedenle sanık hakkında hükmedilen hapis cezaları ile adli para cezasının içtima ettirilemeyeceği ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinin infaz aşamasında düşünülmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.