Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/5822 K.2010/5679
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın kasıtlı bir suçtan silinme koşulları oluşmayan sabıkasının bulunduğu anlaşılmakla teblinamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Sanığın tekerrüre esas sabıkalarının olması karşısında, hakkında cezasının 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Suça konu silah üzerinde, 6136 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığı ve atışa elverişliliği konusunda yöntemine uygun olarak atış yapılmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, polis memurunun harici incelemesine dayanılarak eksik soruşturmayla yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre ise:
a- 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinde belirtilen failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar tartışılmadan yetersiz gerekçeyle takdiri indirimin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 1. fıkrasında sanığın, kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilebileceği hükmü getirilmiş olmakla, bu hususlar irdelenmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
c-5237 sayılı TCK.nun 51. maddesine göre sanığın yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede oluşan kanaate göre cezasının ertelenip ertelenmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
d-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların kendi alt soyuyla ilgili olarak koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine, bunlardan infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 12.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın kasıtlı bir suçtan silinme koşulları oluşmayan sabıkasının bulunduğu anlaşılmakla teblinamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Sanığın tekerrüre esas sabıkalarının olması karşısında, hakkında cezasının 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Suça konu silah üzerinde, 6136 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığı ve atışa elverişliliği konusunda yöntemine uygun olarak atış yapılmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, polis memurunun harici incelemesine dayanılarak eksik soruşturmayla yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre ise:
a- 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinde belirtilen failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar tartışılmadan yetersiz gerekçeyle takdiri indirimin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 1. fıkrasında sanığın, kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilebileceği hükmü getirilmiş olmakla, bu hususlar irdelenmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
c-5237 sayılı TCK.nun 51. maddesine göre sanığın yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede oluşan kanaate göre cezasının ertelenip ertelenmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
d-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların kendi alt soyuyla ilgili olarak koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine, bunlardan infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 12.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.