Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/2039 K.2010/956
Özet: Tabelada 6136 sayılı yasa ihlali nedeniyle yapılacak değişikliğin failinin lehine kanun uygulanması gerektiği kararı, 28.01.2010 tarihli oybirliğiyle Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yazılı hâlde hatalı işlenmiştİ, suçun işleniş zamanında hangi kanun geçerli olduğuna dair karşılaştırmalı inceleme uygulanmadan hüküm verildiği gerekçesiyle karar bu sebeple BOZULDU.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi hükmü 765 sayılı TCK.nun 59. maddesine göre lehe bir düzenleme kabul edilerek ve 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 647 sayılı Yasanın 4. maddesine göre lehe seçenek yaptırımlar taşıdığı, ikisinin birlikte uygulama olanağı yoksa da bunlardan birinin uygulanmasının mümkün olabileceği gözönüne alınarak, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 28.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi hükmü 765 sayılı TCK.nun 59. maddesine göre lehe bir düzenleme kabul edilerek ve 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 647 sayılı Yasanın 4. maddesine göre lehe seçenek yaptırımlar taşıdığı, ikisinin birlikte uygulama olanağı yoksa da bunlardan birinin uygulanmasının mümkün olabileceği gözönüne alınarak, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 28.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.