‹ Ana sayfa
Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/1738 K.2010/10

Esas No: 2008/1738 · Karar No: 2010/10 · Karar Tarihi: 18.01.2010
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın yasadışı yollardan Türkiye'ye gelip Avrupa’ya gitmek isteyen göçmenleri evinde barındırarak göçmen kaçakçılığı suçunu teşebbüs halinde işlediği iddiasıyla ilgili; (2) Mahkeme, delillerin ve tahkikatın yeterli olduğunu kabul ederek sanığı 5237 sayılı TCK’nın 79. maddesi uyarınca cezalandırmaya karar verdi ancak temyiz itirazlarını bozma gerekçesiyle hükmü iptal etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Göçmen kaçakçılığı

HÜKÜM: Hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine göre suçun kanıtlanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, bu hususlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir; ancak,

765 sayılı TCK.nun 201/a maddesinin 2. fıkrasına göre eylem başka bir suç oluştursa bile göçmen kaçakçılığı suçundan ceza verileceği ve teşebbüs halinin tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağı hükmünün yer aldığı, 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinde ise 765 sayılı TCK.nun 201/a-2 madde ve fıkrasındaki hükmünden farklı olarak göçmen kaçakçılığı suçunun bütün hallerine teşebbüs olanaklı olup, eylem başka bir suç oluştursa bile ayrıca cezalandırılacağına yönelik düzenlemenin yer almaması karşısında;

Sanığın yasadışı yollardan Türkiye'ye gelip Avrupa'ya gitmek isteyen "35" yabancı uyruklu göçmeni, evinde barındırdığı sırada kolluk güçleri tarafından yakalanmış olduğu ve bu suretle işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başladığı, ancak elinde olmayan nedenlerle eylemini tamamlayamayıp teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında,

5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinin uygulanması halinde verile cek cezanın anılan yasanın 35. maddesi uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilmesinin gerektiği gözetilerek, 5252 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca önceki ve sonraki yasaların ilgili tüm hükümlerinin olaya ilişkin uygulaması gösterilip bundan sonra ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa saptanarak hüküm kurulması gerekirken, böyle bir karşılaştırma yapılmaksızın yazılı biçimde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 18.1.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(K.K.D)

KISMEN KARŞI DÜŞÜNCE: Sanığın, yurda kaçak olarak girmiş olup yine yasal olmayan yollardan yurt dışına çıkmak isteyen göçmenleri evinde barındırmak suretiyle imkan sağladığı anlaşılmakla, eylemini tamamladığı ve mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesi ile daire sayın çoğunluğunun bozma nedenine katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?