Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/1626 K.2010/2375
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, genel güvenliği tehlikeye sokmak amacıyla kasten silahla ateş etme suçunu, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında gürültüye neden olma olarak değerlendirerek; sanığa saklı kalan “kuru sıkı” tabancayı iade etmek yerine müsaderesine karar verip, temyiz itirazlarını bozarak hukuki sürecin devamını yönlendirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ateşlenebilen bir silahın işlevine uygun ve sonuç doğurmaya elverişli bulunmayan "kuru sıkı" olarak tabir edilen tabanca ile yerleşik yerde ateş etme şeklindeki eylem, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve anılan Kabahatler Kanununun 18/1. madde ve fıkrası hükmü gözönüne alındığında mülkiyetin kamuya geçirilmesi de mümkün olmadığından "kuru-sıkı" tabancanın sanığa iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 18.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ateşlenebilen bir silahın işlevine uygun ve sonuç doğurmaya elverişli bulunmayan "kuru sıkı" olarak tabir edilen tabanca ile yerleşik yerde ateş etme şeklindeki eylem, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve anılan Kabahatler Kanununun 18/1. madde ve fıkrası hükmü gözönüne alındığında mülkiyetin kamuya geçirilmesi de mümkün olmadığından "kuru-sıkı" tabancanın sanığa iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 18.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.