Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/14353 K.2010/5160
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/1. maddesi çerçevesinde “kuru‑sıkı” tabanca ile yerleşik yerde ateş etmenin gürültüye neden olma kapsamında kabul edilerek, 5237 sayılı TCK 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasının yanlış olduğunu tespit etmiş, tabancanın iadesi yerine müsadere kararı vererek, kararını 1.4.2010’da oybirliğiyle bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ateşlenebilen bir silahın işlevine uygun ve sonuç doğurmaya elverişli bulunmayan "kuru-sıkı" olarak tabir edilen tabanca ile yerleşik yerde ateş etme şeklindeki eylem, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği ve anılan Yasanın 18/1. madde ve fıkrası hükmü gözönüne alındığında mülkiyetin kamuya geçirilmesinin de mümkün olmadığı gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve kuru-sıkı tabanca ve fişeğin de iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş Üst Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 1.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ateşlenebilen bir silahın işlevine uygun ve sonuç doğurmaya elverişli bulunmayan "kuru-sıkı" olarak tabir edilen tabanca ile yerleşik yerde ateş etme şeklindeki eylem, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği ve anılan Yasanın 18/1. madde ve fıkrası hükmü gözönüne alındığında mülkiyetin kamuya geçirilmesinin de mümkün olmadığı gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve kuru-sıkı tabanca ve fişeğin de iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş Üst Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 1.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.