Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2007/2344 K.2008/11085
Özet: (1) Sanığın, 5237 sayılı TCK ve ilgili kanunlara göre adli para cezası ile hapis cezasının uygulanması sırasında yapılan hesaplama hataları ve yasal gerekliliklerin ihlali nedeniyle verilen kararın bozulmasını talep etmesi. (2) Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek, 15.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar vererek, önceki kararı bozmuş ve sanığın haklarını saklı tutarak yeni bir hüküm çıkarmıştır.
6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne ve müsadereye dair (BİTLİS) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.1.2006 gün ve 318 esas, 16 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 8.3.2007 günü daireye gönderilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın tekerrüre esas nitelikte eski mahkumiyetinin bulunması karşısında, olay ve uygulama itibariyle 5237 sayılı TCK.nun, 765 sayılı TCK. ve 647 sayılı Yasaya nazaran sanık lehine olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki (l) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
1- Karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle CMK.nun 232/2-c madde ve fıkrasına aykırılık yapılması,
2- Suç ve hüküm tarihlerindeki yasal düzenlemelere göre temel adli para cezasının 440 Yeni Türk Lirasından fazla olamayacağının gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK.nun 62/2. madde ve fıkrası uyarınca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar değerlendirilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- Sanık hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı ceza paraya çevrilirken, yapılan hesap hatası sonucunda eksik adli para cezası tayini,
5- 5237 sayılı TCK.da cezaların içtimaının düzenlenmediği gözetilmeden, doğrudan verilen adli para cezası ile seçenek yaptırım olarak hapis cezasından çevri1en adli para cezasının toplanması,
6- 5237 sayılı TCK.nun 7/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK.nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 15.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın tekerrüre esas nitelikte eski mahkumiyetinin bulunması karşısında, olay ve uygulama itibariyle 5237 sayılı TCK.nun, 765 sayılı TCK. ve 647 sayılı Yasaya nazaran sanık lehine olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki (l) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
1- Karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle CMK.nun 232/2-c madde ve fıkrasına aykırılık yapılması,
2- Suç ve hüküm tarihlerindeki yasal düzenlemelere göre temel adli para cezasının 440 Yeni Türk Lirasından fazla olamayacağının gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK.nun 62/2. madde ve fıkrası uyarınca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar değerlendirilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- Sanık hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı ceza paraya çevrilirken, yapılan hesap hatası sonucunda eksik adli para cezası tayini,
5- 5237 sayılı TCK.da cezaların içtimaının düzenlenmediği gözetilmeden, doğrudan verilen adli para cezası ile seçenek yaptırım olarak hapis cezasından çevri1en adli para cezasının toplanması,
6- 5237 sayılı TCK.nun 7/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK.nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 15.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.